"Biz hizmetle mükellefiz. Neticeleri ve muvaffakıyet, Cenab-ı Hakka aittir."
"Risale-i Nur’un talimatı dairesinde ve bizlere bahşettiği hizmet noktasında feyizli makamlara kanaat etmeliyiz. Haddinden fazla fevkalâde hüsn-ü zan ve müfritâne âlî makam vermek yerine, fevkalâde sadâkat ve sebat ve müfritâne irtibat ve ihlâs lâzımdır. onda terakki etmeliyiz."
"En halis ve en selâmetli ve en mühim ve en muvaffakıyetli hizmet Risale-i Nur Şakirtlerinin daireleri içindeki kudsî hizmettir."
"Risale-i Nur dairesinde sadâkat ve hizmet ve takva ve içtinab-ı kebair derecesiyle o ulvî ve küllî ubudiyete sahip olur. Elbette, bu büyük kazancı kaçırmamak için, takvada, ihlâsta, sadâkatte çalışmak gerektir."
"Risale-i Nur’a çalıştıkça, yaşamakta kolaylık ve kalbde ferahlık ve maîşette sühulet görüyoruz."
"Risale-i Nur’un kudsî hizmetinde ve cihana değer uhrevî neticelerine mukabil, merdâne ve fedakârâne cesaret ve metanet gösterip sadâkatinizi muhafaza edersiniz."
"Size, kâinatın en büyük meselesi olan iman hizmeti yeter."
"Bir şeyde zahmet, meşakkat, alâmet-i makbuliyettir."
"Kemiyete ehemmiyet verilmez."
"Kanaatle Risale-i Nur dairesine giren, imanla kabre gireceğine gayet kuvvetli senetler var."
"Hakâik-i imaniye ve hizmet-i nuriye-i kudsiye, kâinatta hiçbir şeye âlet olamaz."
"Bu zamanda en büyük bir ihsan, bir vazife, imanını kurtarmaktır, başkaların imanına kuvvet verecek bir surette çalışmaktır."
"Risale-i Nur mesleği, tarikat değil, hakikattir, Sahabe mesleğinin bir cilvesidir."
"İhlâs dairesinde, hizmet noktasında çok hırs ve kanaatsizlik gösterdiğimiz halde, neticelerine ve semeratına karşı kanaatle mükellefiz."
"Binler ruhum olsa, binler hastalıklara müptelâ olsam ve zahmetler çeksem, yine bu milletin imanına ve saadetine hizmet için burada kalmaya Kur’ân’dan aldığım dersle karar verdim ve vermişiz."
"Rıza-yı ilâhîden başka fıtrî vazife-i ilmiyenin sevkiyle, yalnız ve yalnız imana hizmet hususu bana gösterildi."
"Bizim vazifemiz müsbet hareket etmektir. Menfî hareket değildir. Rıza-yı ilâhîye göre sırf hizmet-i imaniyeyi yapmaktır, vazife-i ilâhiyeye karışmamaktır."
"Bu hasbî ve Kur’anî hizmetten zevk alıyoruz, lâyıkıyla yapamıyorsak da yolunda bulunuyoruz."
"Lezzet-i hizmet-i imaniye her kederi unutturur."
"Şu zamanda en mühim vazife, imana hizmettir. İman saadet-i ebediyenin anahtarıdır."
"Allah için çalışınız. Lillâh, livechillâh, lieclillâh rızası dairesinde hareket ediniz. O vakit sizin ömrünüzün dakikaları, seneler hükmüne geçer."
"Yolculara seyahat için vesika vermek bir vazife olduğu gibi, ebed tarafına giden yolculara da hem vesika, hem o zulümatlı yolda nur vermek öyle bir vazifedir ki, hiçbir vazife o vazife kadar ehemmiyetli değildir."
"Ey insan! Yaptığın hizmet, ettiğin ubudiyet boşu boşuna gitmez. Bir dâr-ı mükâfat, bir mahall-i saadet senin için ihzar edilmiştir. Senin şu fânî dünyana bedel, bâkî bir Cennet seni bekler."
"En bedbaht, en muztarip, en sıkıntılı, işsiz adamdır. Zira, atalet ademin biraderzadesidir. Sa’y, vücudun hayatı ve hayatın yakazasıdır."
"Umum âlem-i İslâmı alâkadar edecek bir kudsî vazife yüzünden hafif bir zahmete ehemmiyet vermemekle mükellefiz."