‹ Nur Rehberi Kütüphanesi

Vecizeler · Gıybet, Gıpta, Haset, İnat

‹ Tüm vecize konuları

"İnsanın fıtratındaki şiddetli merak ve hararetli muhabbet ve dehşetli hırs ve inatlı talep ve hakeza şedit hissiyatlar, umur-u uhreviyeyi kazanmak için verilmiştir."

Mektubat · s.52 Tam metni oku →

"Şiddetli inadı, o lüzumsuz umur-u zaileye vermeyip, âlî ve bâkî olan hakaik-ı imaniyeye ve esasat-ı İslâmiyeye ve hidemat-ı uhreviyeye sarf eder. O haslet-i rezile olan inad-ı mecazî, güzel ve âlî bir haslet olan hakikî inada, yani hakta şiddetli sebata inkılâp eder."

Mektubat · s.54 Tam metni oku →

"Bunların yüzlerini hayırlı şeylere çeviriniz, mecralarını değiştiriniz."

Mektubat · s.54 Tam metni oku →

"İnat ve haset, hakikatçe ve hikmetçe ve insaniyet-i kübra olan İslâmiyetçe ve hayat-ı şahsiyece ve hayat-ı içtimaiyece ve hayat-ı maneviyece çirkin ve merduttur, muzır ve zulümdür ve hayat-ı beşeriye için zehirdir."

Mektubat · s.440 Tam metni oku →

"Haset evvelâ hasidi ezer, mahveder, yandırır. Mahsut hakkında zararı ya azdır veya yoktur."

Mektubat · s.446 Tam metni oku →

"Uhrevî meziyetler ise, zaten onlarda haset olamaz. Eğer onlarda dahi haset yapsa, ya kendisi riyakârdır; ahiret malını dünyada mahvetmek ister."

Mektubat · s.446 Tam metni oku →

"Tarafgir bir muannit, kendi a’mal-i hayriyesinde hasmına tefevvuk ister."

Mektubat · s.454 Tam metni oku →

"Gıybet, ehl-i adavet ve haset ve inadın en çok istimal ettikleri alçak bir silâhtır."

Mektubat · s.464 Tam metni oku →

"Düşmanıma gıybetle ceza vermekten nefsimi yüksek tutuyorum ve tenezzül etmiyorum. Çünkü gıybet, zayıf ve zelil ve aşağıların silâhıdır."

Mektubat · s.464 Tam metni oku →

"Nasıl ateş odunu yer, bitirir; gıybet dahi a’mal-i salihayı yer, bitirir."

Mektubat · s.465 Tam metni oku →

"Gıybet, aklen ve kalben ve insaniyeten ve vicdanen ve fıtraten ve milliyeten mezmumdur."

Mektubat · s.463 Tam metni oku →

"Enaniyetin işimizde en tehlikeli ciheti kıskançlıktır. Eğer sırf lillâh için olmazsa, kıskançlık müdahale eder, bozar."

Mektubat · s.723 Tam metni oku →

"Bir insanın bir eli bir elini kıskanmaz ve gözü kulağına haset etmez ve kalbi aklına rekabet etmez."

Mektubat · s.723 Tam metni oku →

"İçinizde ve ahbabınızda, bu fakir kardeşinize karşı bir kıskançlık damarı bulunmak, en tehlikelidir."

Mektubat · s.723 Tam metni oku →

"Mehasin-i İslâmiyet, envar-ı Kur’âniye, inat ve taassubat-ı kavmiye perdelerini yırtarak hükmünü icra ettiler."

Lem'alar · s.53 Tam metni oku →

"İKİNCİ DÜSTURUNUZ: Bu hizmet-i Kur’âniyede bulunan kardeşlerinizi tenkit etmemek ve onların üstünde faziletfüruşluk nev’inden gıpta damarını tahrik etmemektir."

Lem'alar · s.388 Tam metni oku →

"Haset ve kıskançlıkta öyle bir muaccel ceza var ki, o haset, haset edeni yakar."

Lem'alar · s.651 Tam metni oku →

"Gıybette öyle bir fert bulunur ki, katl gibi bir zehr-i katilden daha muzırdır."

Sözler · s.554 Tam metni oku →

"Bir gıybet etsen, murdar bir et suretinde sana yedirirler."

Sözler · s.944 Tam metni oku →

"Münakaşa ya gıpta ve hasetten gelir."

Sözler · s.1038 Tam metni oku →

"Bir meclis-i ihvanda güzel karı girdikçe, riya ile rekabet, haset ile hodgâmlık depretir damarları."

Sözler · s.1180 Tam metni oku →

"İnadın işi budur: Şeytan yardım ederse birisine “melek” der, rahmeti de okutur. Muhalif tarafında eğer meleği görse, libasını değişmiş onu şeytan zanneder; adavet, lânet eder."

Sözler · s.1165 Tam metni oku →

"Bizi gıybet edenleri unutmalıyız, medar-ı gıybet etmemeliyiz."

Kastamonu Lâhikası · s.268 Tam metni oku →

"Ehl-i gıybet, gayet fena ve alçaktırlar. Gıybetin en fena ve en şenii ve en zalimâne kısmı, kazf-ı muhsanat nev’idir."

Barla Lâhikası · s.426 Tam metni oku →

"Ehl-i dalâletin hissiyatları şiddetlidir. İnadı, hırsı, hasedi gibi her şeyi şedittir. Bir dakika meraka değmeyen bir şeye bir sene inat eder."

Barla Lâhikası · s.434 Tam metni oku →

"Hasid haset ettiği zaman bütün şerdir."

Şuâlar · s.419 Tam metni oku →

"Cenab-ı Hak da mü’minlerin zaferiyle onların ümitlerini ye’se çevirmiştir ve Müslümanların galebesiyle onların husumetlerini haset ve kine kalb etmiştir."

İşârâtü'l-İ'câz · s.147 Tam metni oku →

"Nifak ve hasetten kalplerinde, ruhlarında öyle bir maraz vardır ki, o maraz, hakkı batıl, hakikati hurafe telâkki etmeye sebeptir. Zaten fasit bir kalpten, bozuk bir ruhtan böyle rezaletlerin çıkması bedihîdir."

İşârâtü'l-İ'câz · s.141 Tam metni oku →

"Eğer onlar yaptıkları fenalıkla gayz ve hasetlerini izale için bir deva, bir ilâç talebinde iseler, o zannettikleri ilâç, kalplerini, ruhlarını bozan bir zehirdir. Zehirle kendi tedavisine çalışan, elbette zelildir."

İşârâtü'l-İ'câz · s.141 Tam metni oku →

"Fasit olan bir kalp, gururlu olur ve ifsadata meyleder. Binaenaleyh, onlar kalplerinin fasit olmasından temerrüt ve inat ediyorlar."

İşârâtü'l-İ'câz · s.157 Tam metni oku →

"İnatla bakan adam ise hikmetini bilmez, tereddüde düşer, sorar, sual eder, en nihayet istihkâr ile inkâra girer."

İşârâtü'l-İ'câz · s.360 Tam metni oku →
Kart hazırlanıyor…