"Senin hastalığın sana dert değil, belki bir nevi dermandır."
"Hastalıkla geçen bir ömür, Allah’tan şekva etmemek şartıyla, mü’min için ibadet sayıldığına rivayat-ı sahiha vardır."
"Eğer hastalık olmazsa, sıhhat ve afiyet gaflet verir, dünyayı hoş gösterir, ahireti unutturur."
"Hastalık bu nokta-i nazardan hiç aldatmaz bir nasih ve ikaz edici bir mürşittir."
"Lâyemut değilsin, başıboş değilsin, bir vazifen var. Gururu bırak, seni yaratanı düşün, kabre gideceğini bil, öyle hazırlan."
"Ey şekvacı hasta! Senin hakkın şekva değil, şükürdür, sabırdır. Çünkü senin vücudun ve aza ve cihazatın, senin mülkün değildir. Sen onları yapmamışsın, başka tezgâhlardan satın almamışsın. Demek başkasının mülküdür. Onların maliki, mülkünde istediği gibi tasarruf eder."
"Muvakkat hastalığın neticesi ve içyüzündeki sevabı düşün. “Bu da geçer, yâ Hû” de, şekva yerinde şükret."
"Maraz olmazsa sıhhat lezzetsizdir."
"Allah’ı tanıyanın dünyası nurla ve manevî sürurla doludur; derecesine göre, iman kuvvetiyle hisseder. Bu imandan gelen manevî sürur ve şifa ve lezzet altında, cüz’î maddî hastalıkların elemi erir, ezilir."
"Hastalık, sabun gibi, günahların kirlerini yıkar, temizler."
"Sabredip şekva etmezsen, şu muvakkat bir hastalıkla daimî pek çok hastalıklardan kurtuluyorsun."
"Çok ağır hastaların başında ağlayanlar ve sıhhatleri yerinde olanlar ölmüşler, o ağır hastalar şifa bulup yaşamışlar."
"Merak hastalığı ikileştirir. Maddî hastalığın altında, merak ile manevî bir hastalığı kalbine verir; maddî hastalık ona dayanır, devam eder."
"Teslimiyetle, rıza ile, hastalığın hikmetini düşünmekle o merak gitse, o maddî hastalığın mühim bir kökü kesilir, hafifleşir, kısmen gider."
"Hastalığın hafifleşmesini istersen, merak etmemeye çalış. Yani, hastalığın faydalarını, sevabını ve çabuk geçeceğini düşün, merakı kaldır, hastalığın kökünü kes."
"Hastalık bazılara ehemmiyetli bir definedir, gayet kıymettar bir hediye-i İlâhiyedir. Her hasta, kendi hastalığını o neviden tasavvur edebilir."
"Hastalığın suretine bakıp ah eyleme; manasına bak, oh de. Eğer hastalığın manası güzel birşey olmasaydı, Hâlık-ı Rahîm en sevdiği ibadına hastalıkları vermezdi."
"Hastalık duanın vaktidir; şifa duanın neticesi değil. Belki Cenab-ı Hakîm-i Rahîm şifa verse, fazlından verir."
"Hastalıklar ve musibetler, dinî olmamak ve sabretmek şartıyla, o hizmete ve o ubudiyete çok muvafık oluyor ve kuvvet veriyor. Ve herbir saati bir gün ibadet hükmüne getirdiğinden, şekva değil, şükretmek gerektir."
"Hayat musibetlerle, hastalıklarla tasaffi eder, kemal bulur, kuvvet bulur, terakki eder, netice verir, tekemmül eder, vazife-i hayatiyeyi yapar."
"Ermiş bir ağacı silkmekle nasıl meyveleri düşüyor, sıtmanın titremesinden günahlar öyle dökülüyor."
"Bir derdin dermanı, başka bir derde zehir olabilir. Bir derman, haddinden geçse, dert getirir."
"En müzmin dertlere dahi derman bulunabilir. Öyle ise, ey insan ve ey musibetzede benî âdem! Meyus olmayınız."
"Her dert, ne olursa olsun, dermanı mümkündür. Arayınız, bulunuz."