"Bir masumun hakkı, bütün halk için dahi iptal edilmez. Bir fert dahi, umumun selâmeti için feda edilmez. Cenab-ı Hakkın nazar-ı merhametinde hak haktır, küçüğüne büyüğüne bakılmaz. Küçük, büyük için iptal edilmez."
"Bir cemaatin selâmeti için, bir ferdin rızası bulunmadan, hayatı ve hakkı feda edilmez. Hamiyet namına, rızasıyla olsa, o başka meseledir."
"Adalet-i mahza kabil-i tatbik ise, adalet-i izafiyeye gidilmez. gidilse zulümdür."
"Haksızlığı hak iddia edenlere karşı hak dava etmek ve onlara müracaat etmek bir haksızlıktır, hakka karşı bir hürmetsizliktir."
"Hukuk-u şahsiye ve bir nevi hukukullah sayılan hukuk-u umumiye namıyla iki nevi hukuk var."
"Hiçbir insanın Cenab-ı Hakka karşı hakk-ı itirazı yoktur. ve şekva ve şikâyete de haddi yoktur."
"Şikâyet eden ferdin hilâf-ı hevesini iktiza eden, nizam-ı âlemde binlerce hikmet vardır. O ferdi irza etmekte, o bin hikmetin iğdabı vardır. Bir ferdi razı etmek için bin hikmet feda edilemez."
"Onlar mevhum bir cemiyet isnadıyla zulmederler. kader ise, “Neden tam ihlâsla, tam bir tesanütle, tam bir hizbullah olmadınız?” diye bizi onların elleriyle tokatladı, adalet etti."
"Hukuk-u ibad, hukukullah hükmüne geçmiyor ki hak olabilsin. Belki nefsanî haksızlıklara vesile olur."
"Zulme rıza zulümdür; taraftar olsa, zalim olur."
"Zulüm ve fıskta hasis ve hayırsız bir lezzet görüldüğünden, onlardan nefis teneffür etmez. Kur’ân-ı Kerîm, o zulmün akıbeti olan gadab-ı İlâhîyi zikretmiştir ki, nefisleri o zulüm ve fısktan tenfir ettirsin."
"Kuvvetler başıboş bırakıldığından, muamelâtta zulüm ve tecavüzler vukua gelir. Bu tecavüzleri önlemek için, cemaat-i insaniye, çalışmalarının semerelerini mübadele etmekte adalete muhtaçtır."
"Müsavatsız adalet, adalet değildir."
"Bir şeyde mehasin ve şeref hâsıl oldukça, havassa peşkeş ederler. seyyiat olsa, avama taksim ederler."
"Tarik-ı gayr-i meşru ile bir maksadı takip eden, galiben maksudunun zıddıyla ceza görür."
"Ettiğiniz bütün iyilikleriniz muhafaza edilmiş; mükâfatlarını göreceksiniz."
"Zalim izzetinde, mazlum zilletinde kalıp buradan göçüp gidiyorlar. Demek bir mahkeme-i kübraya bırakılıyor."
"KUVVET HAKKA HİZMETKÂR OLMALI!"
"Cenab-ı Hak, haşirde adalet-i mutlaka ile mizan-ı ekberinde a’mal-i mükellefîni tarttığı zaman, hasenatı seyyiata galibiyeti-mağlûbiyeti noktasında hükmeyler."
"Hak haktır; küçüğe, büyüğe, aza, çoğa bakılmaz."
"Ne iyilik ve ne fenalık cezasız kalmayacaktır."
"Bir sultan, itaat edenlere mükâfat ve isyan edenlere de mücazat etmezse, saltanatı inhidama yüz çevirir."
"Mükâfat, merhametin iktizasıdır. terbiye de mücazatı ister."