‹ Nur Rehberi Kütüphanesi

Vecizeler · Allah’ın Rahmet Ve Şefkati, Sanat Ve Saltanatı

‹ Tüm vecize konuları

"Kâinatı şenlendiren, bilmüşahede, rahmettir. Ve bu karanlıklı mevcudatı ışıklandıran, bilbedahe, yine rahmettir."

Lem'alar · s.253 Tam metni oku →

"Hadsiz ihtiyacat içinde yuvarlanan mahlûkatı terbiye eden, bilbedahe, yine rahmettir."

Lem'alar · s.253 Tam metni oku →

"Ağacın bütün heyetiyle meyvesine müteveccih olduğu gibi, bütün kâinatı insana müteveccih eden ve her tarafta ona baktıran ve muavenetine koşturan, bilbedahe, rahmettir."

Lem'alar · s.253 Tam metni oku →

"Fânî insanı ebede namzet eden ve ezelî ve ebedî bir zata muhatap ve dost yapan, bilbedahe, rahmettir."

Lem'alar · s.254 Tam metni oku →

"Kâinatın envaı, insanı tanıyor değil; belki insanı bilen ve tanıyan, merhamet eden bir Zatın tanımasının ve bilmesinin delilleridir."

Lem'alar · s.254 Tam metni oku →

"Elbette böyle bir rahmet, senden külli ve halis bir şükür ve ciddî ve safî bir hürmet ister."

Lem'alar · s.255 Tam metni oku →

"Rahmetin vücudu ve tahakkuku, güneş kadar zahirdir."

Lem'alar · s.255 Tam metni oku →

"Hâkimiyetin şe’ni, müdahaleyi reddetmektir. Hatta, en edna bir hâkim, bir memur, daire-i hâkimiyetinde oğlunun müdahalesini kabul etmiyor."

Lem'alar · s.439 Tam metni oku →

"İntizam vahdeti ve hâkimiyet infiradı iktiza eder."

Lem'alar · s.881 Tam metni oku →

"Derece-i rububiyette hakikî bir hâkimiyet-i mutlaka, bir Kadîr-i Mutlakta, bütün şiddetiyle müdahaleyi reddetmek gerektir. Eğer zerre kadar müdahale olsaydı, intizam bozulacaktı."

Lem'alar · s.882 Tam metni oku →

"Kelime-i Tevhidde azamet-i kibriya ve celâl-i Sübhanî ve saltanat-ı mutlaka-i rububiyet-i Samedâniye tahakkuk etmesi içindir."

Şuâlar · s.17 Tam metni oku →

"Kalb-i insanîden hürmet ve merhamet çıksa, akıl ve zekâvet, o insanları gayet dehşetli ve gaddar canavarlar hükmüne geçirir."

Şuâlar · s.917 Tam metni oku →

"Rahmet tecessüm ederek katreler suretinde hazine-i Rabbaniyeden akıyor manasında olduğundan, yağmura 'rahmet' namı verilmiştir."

Şuâlar · s.173 Tam metni oku →

"Zemin yüzünü rahmetin binlerle hediyeleriyle doldurmuş, bir ziyafetgâh yapmış ve rahmaniyetin yüz binlerle ayrı ayrı lezzetli taamları içinde dizilmiş bir sofra etmiş; ve zemin içini rahîmiyet ve hakîmiyetin binlerle kıymettar ihsanlarını cami’ bir mahzen yapmış."

Şuâlar · s.265 Tam metni oku →

"Âlem-i gayptan levazımat-ı insaniye ve hayatiyenin yüz bin çeşitlerinden en güzellerini içine alarak yüklenmiş bir nevi sefine veya şimendifer gibi ve her baharı ise, erzak ve elbisemizi taşıyan bir vagon hükmünde olarak bizlere gönderir, bizi gayet Rahîmâne beslettirir."

Şuâlar · s.265 Tam metni oku →

"En büyük bir rahmet, bir şefkat-i İlâhiye, gaybı bildirmemektedir ve başa gelen şeyleri setretmektedir."

Şuâlar · s.311 Tam metni oku →

"Bir rahmet-i amme ve bir hikmet-i şamile ve bir inayet-i daime müşahede ediyoruz Ve dehşetli bir saltanat-ı rububiyet ve dikkatli bir adalet-i âliye ve izzetli icraat-ı celâliyenin âsârını ve cilvelerini görüyoruz."

Şuâlar · s.334 Tam metni oku →

"Rahmetin bir ehemmiyetli kısmı rızıktır ki, Rahman’a “Rezzak” manası verilir. Rızık ise, o derece zahir bir tarzda bir Rezzak-ı Rahîmi gösterir ki, zerre kadar şuuru bulunan, tasdike mecbur olur."

Şuâlar · s.950 Tam metni oku →

"Rızık isteyen umum ağaçlara, münasip rızıklarını onlara pek harika bir tarzda koşturduğu gibi, bir nevi maddî ve manevî rızık isteyen insanın duygularına, akıl, kalp, ruhlarına dahi pek geniş bir sofra-i erzak onlara ihsan ediliyor."

Şuâlar · s.951 Tam metni oku →

"Bütün validelerin şefkatleri, ancak bir lem’a-i tecelli-i rahmettir."

Sözler · s.54 Tam metni oku →

"Her dertliye ummadığı yerden derman yetiştiriliyor."

Sözler · s.106 Tam metni oku →

"Rahmetin büyük bir hazinesini küçük bir çekirdek içinde bizim için saklamak ne kadar cemîl bir kerem, ne kadar lâtif bir rahmet eseri olduğu bedaheten anlaşılır."

Sözler · s.106 Tam metni oku →

"Nihayetsiz kerem, nihayetsiz ikram ister. nihayetsiz rahmet, kendine lâyık ihsan ister."

Sözler · s.107 Tam metni oku →

"Her şeyin hilkatinde gayet derecede hüsn-ü san’at bulunması, nihayet derecede hakîm bir Sâniin nakşı olduğunu gösterir."

Sözler · s.110 Tam metni oku →

"Küçücük insan bedeni içinde bütün kâinatın fihristesini, bütün hazain-i rahmetin anahtarlarını, bütün esmalarının âyinelerini derç etmek, nihayet derecede bir hüsn-ü san’at içinde bir hikmeti gösterir."

Sözler · s.110 Tam metni oku →

"Kemik gibi bir kuru ağacın ucundaki tel gibi incecik bir sapta gayet münakkaş, müzeyyen bir çiçek ve gayet musanna ve murassa bir meyve, elbette gayet san’atperver, mucizekâr ve hikmettar bir Sâniin mehasin-i san’atını zîşuura okutturan bir ilânnamedir."

Sözler · s.112 Tam metni oku →

"Zarara rızasıyla girene merhamet edilmez ve lâyık değildir."

Sözler · s.238 Tam metni oku →

"Nimet içinde in’am görünür, Rahman’ın iltifatı hissedilir. Nimetten in’ama geçsen, Mün’imi bulursun."

Sözler · s.344 Tam metni oku →

"Sâni-i Zülcelâl, koca kâinatı bir musiki, bir fonograf hükmünde icat ettiği gibi, zemini ve zemin içindeki bütün zîhayatı ve bilhassa zîhayat içinde insanın başını öyle bir fonograf-ı Rabbanî ve bir musika-i İlâhî tarzında yapmış ki, hikmet-i beşer, o san’at karşısında hayretinden parmağını ısırıyor."

Sözler · s.1012 Tam metni oku →

"San’atlı bir eser, san’atkârı icap eder."

Sözler · s.1102 Tam metni oku →

"Amiriyet ve hâkimiyetin muktezası, rakip kabul etmemektir, iştiraki reddetmektir, müdahaleyi ref etmektir."

Sözler · s.1111 Tam metni oku →

"Acaba saltanat-ı mutlaka suretindeki hâkimiyet ve rububiyet derecesindeki amiriyet, bir Kadîr-i Mutlakta ne derece o redd-i müdahale kanunu ne kadar esaslı bir surette hükmünü icra ettiğini kıyas et."

Sözler · s.1111 Tam metni oku →

"Allah’ın rahmetinden fazla rahmet edilmez. Allah’ın gazabından fazla gazap edilmez."

Sözler · s.1171 Tam metni oku →

"Şefkat, aşk ve muhabbetten çok keskin ve parlak ve ulvî ve nezihtir."

Mektubat · s.48 Tam metni oku →

"Şefkat halistir, mukabele istemiyor, safî ve ivazsızdır. Hatta en adî mertebede olan hayvanatın yavrularına karşı fedakârâne, ivazsız şefkatleri buna delildir."

Mektubat · s.50 Tam metni oku →

"Rahmet-i İlâhiyenin en lâtif, en güzel, en hoş, en şirin cilvelerinden olan şefkat, bir iksir-i nuranîdir."

Mektubat · s.130 Tam metni oku →

"Ulûhiyetinde ve saltanatında şeriki yoktur; Allah bir olur, müteaddit olamaz. Öyle de, rububiyetinde ve icraatında ve icadatında dahi şeriki yoktur."

Mektubat · s.375 Tam metni oku →

"Ezel-Ebed Sultanı olan Cenab-ı Hak, saltanatında şeriki olmadığı gibi, icraat-ı rububiyetinde dahi muinlere, şeriklere muhtaç değildir."

Mektubat · s.375 Tam metni oku →

"Nimetin lezzeti içinde, o lezzetten yüz derece daha ziyade lezzetli bir iltifat-ı rahmeti hamd ile düşünüp, lezzeti, birden yüz derece yapabilirsin."

Mektubat · s.377 Tam metni oku →

"Sâni-i Hakîm, âlem-i ekberi öyle bedî bir surette halk edip ayat-ı kibriyasını üstünde nakşetmiş ki, kâinatı bir mescid-i kebir şekline döndürmüş."

Mektubat · s.390 Tam metni oku →

"Sâni-i Zülcelâlin âlem-i ekberdeki san’atı o derece manidardır ki, o san’at bir kitap suretinde tezahür edip, kâinatı bir kitab-ı kebir hükmüne getirdiğinden, akl-ı beşer, hakikî fenn-i hikmet kütüphanesini ondan aldı ve ona göre yazdı."

Mektubat · s.392 Tam metni oku →

"Kâinattaki san’atı, kemal-i intizamından kitap şekline girdi. insandaki sıbgatı ve nakş-ı hikmeti dahi hitap çiçeğini açtı."

Mektubat · s.392 Tam metni oku →

"Rahmet-i Rabbaniye ise, âlem-i asgar olan insanda nimetleri tanzim ediyor."

Mektubat · s.393 Tam metni oku →

"Herbir mevcut, hüsn-ü san’atça, bütün mevcudat kadar kıymetli olabilir. Nasıl ki mevcudatın hadsiz mebzuliyeti içinde, herbir fertte hadsiz dekaik-ı san’atın bulunması bu hakikati gösteriyor."

Mektubat · s.418 Tam metni oku →

"Acaib-i san’at ve garaib-i hilkat noktasında cüz’iyat külliyattan geri değil; çiçekler yıldızlardan aşağı değil; çekirdekler ağaçların mâdûnunda değil; Belki çekirdekteki nakş-ı kader olan manevî ağaç, bağdaki nesc-i kudret olan mücessem ağaçtan daha aciptir."

Mektubat · s.423 Tam metni oku →

"Hilkat-i insaniye, hilkat-i âlemden daha aciptir."

Mektubat · s.423 Tam metni oku →

"Bilerek zarara razı olana şefkat edip lehinde bakılmaz."

Mektubat · s.604 Tam metni oku →

"Şefkat-i insaniye, merhamet-i Rabbaniyenin bir cilvesi olduğundan, elbette rahmetin derecesinden aşmamak ve RahmetenLi’l-âlemîn Zatın (a.s.m.) mertebe-i şefkatinden taşmamak gerektir."

Kastamonu Lâhikası · s.88 Tam metni oku →

"Masum hayvanları parçalayan canavarlara himayetkârâne şefkat etmek, o bîçare hayvanlara şedit bir gadr ve vahşî bir vicdansızlıktır."

Kastamonu Lâhikası · s.88 Tam metni oku →

"Binler Müslümanların hayat-ı ebediyelerini mahveden ve yüzer ehl-i imanın sû-i akıbetine ve müthiş günahlara sevk eden adamlara şefkatkârâne taraftar olmak ve merhametkârâne cezadan kurtulmalarına dua etmek, elbette o mazlum ehl-i imana dehşetli bir merhametsizlik ve şenî bir gadirdir."

Kastamonu Lâhikası · s.88 Tam metni oku →

"Rahmet-i İlâhiyeden ileri şefkat olunmaz. hikmet-i Rabbaniyeden daha ekmel hikmet, daire-i imkânda olamaz."

Kastamonu Lâhikası · s.311 Tam metni oku →

"Başıma ne gelse, altında bir rahmet var."

Emirdağ Lâhikası · s.126 Tam metni oku →
Kart hazırlanıyor…