‹ Nur Rehberi Kütüphanesi

Vecizeler · Deprem Ve Musibetlere Bakış Açısı

‹ Tüm vecize konuları

"Zeval-i lezzet elem olduğu gibi, zeval-i elem dahi lezzettir."

Sözler · s.242 Tam metni oku →

"Umumî musibet, ekseriyetin hatasından ileri gelmesi cihetiyle, ekser nâsın o zalim eşhasın harekâtına fiilen veya iltizamen veya iltihaken taraftar olmasıyla manen iştirak eder, musibet-i ammeye sebebiyet verir."

Sözler · s.276 Tam metni oku →

"Gafilleri uyandırmak için o zelzelenin devam etmesi gibi çok emarelerin delâletiyle, bu hâdise ehl-i imanı hedef edip, onlara bakıp, namaza ve niyaza uyandırmak için sarsıyor ve kendisi de titriyor."

Sözler · s.282 Tam metni oku →

"Zelzele gibi vakıalar olan şu hâdisat-ı kevniye, tesadüf oyuncağı değiller."

Sözler · s.273 Tam metni oku →

"Fırtına, zelzele, veba gibi hâdiselerin perdeleri altında gizlenen pek çok manevî çiçeklerin inkişafı vardır."

Sözler · s.362 Tam metni oku →

"Her şeyde, hatta en çirkin görünen şeylerde, hakikî bir hüsün ciheti vardır. Evet, kâinattaki her şey, her hâdise, ya bizzat güzeldir, ona hüsn-ü bizzat denilir; veya neticeleri cihetiyle güzeldir ki, ona hüsn-ü bilgayr denilir."

Sözler · s.362 Tam metni oku →

"Geçmiş günlerin zahmeti, bugün rahmete kalb olmuş. Elemi gitmiş, lezzeti kalmış."

Sözler · s.424 Tam metni oku →

"HER MUSİBETTE BİR CİHET-İ NİMET VAR."

Sözler · s.1174 Tam metni oku →

"Musibet olur her dem hıyanet neticesi, mükâfatın sebebi."

Sözler · s.1159 Tam metni oku →

"Hayat musibetlerle, hastalıklarla tasaffi eder, kemal bulur, kuvvet bulur, terakki eder, netice verir, tekemmül eder, vazife-i hayatiyeyi yapar."

Lem'alar · s.20 Tam metni oku →

"Eğer sabretse, musibetin mükâfatını düşünse, şükretse, o vakit herbir saati bir gün ibadet hükmüne geçer. Kısacık ömrü uzun bir ömür olur."

Lem'alar · s.21 Tam metni oku →

"Asıl musibet ve muzır musibet, dine gelen musibettir. Musibet-i diniyeden her vakit dergâh-ı İlâhiyeye iltica edip feryat etmek gerektir."

Lem'alar · s.24 Tam metni oku →

"Maddî musibetleri büyük gördükçe büyür, küçük gördükçe küçülür."

Lem'alar · s.25 Tam metni oku →

"Çok zahirî musibetler var ki, İlâhî birer ihtar, birer ikazdır. Ve bir kısmı keffaretü’z-zünuptur. Ve bir kısmı, gafleti dağıtıp, beşerî olan aczini ve zaafını bildirerek bir nevi huzur vermektir."

Lem'alar · s.24 Tam metni oku →

"Nasıl ki mübarezede müthiş bir hasma karşı gülmekle, adavet musalâhaya, husumet şakaya döner, adavet küçülür, mahvolur, tevekkül ile musibete karşı çıkmak dahi öyledir."

Lem'alar · s.26 Tam metni oku →

"Musibete giriftar olan adam, itirazkârâne şekva ve merakla onu karşılamak, musibeti ikileştiriyor."

Lem'alar · s.25 Tam metni oku →

"En ziyade musibet ve meşakkate giriftar olanlar, insanların en iyisi, en kâmilleridir."

Lem'alar · s.483 Tam metni oku →

"Musibette herkesin hakkı, kendinden musibet noktasında daha yukarı olanlara bakmaktır ki, şükretsin."

Lem'alar · s.487 Tam metni oku →

"En büyük saadetler büyük ve acı felâketlerin neticesidir."

Lem'alar · s.705 Tam metni oku →

"Musibetin darbesine karşı şekva suretiyle elbette âciz ve zayıf insan ağlar. Fakat şekva Ona olmalı; Ondan olmamalı."

Mektubat · s.470 Tam metni oku →

"Muvakkat lezzetten ziyade, muvakkat eleme tebessüm etmeli, Hoşgeldin demeli."

Mektubat · s.1097 Tam metni oku →

"Musibet-i amme, ekseriyetin hatasından terettüp eder. Musibet, cinayetin neticesi, mükâfatın mukaddimesidir."

Mektubat · s.1093 Tam metni oku →

"Musibetlerin ise, zevalinden sonra dumanları söner, nurları kalır. Lezzetlerin zevalinden sonra kalan dumanları, günahlarıdır."

Mesnevî-i Nuriye · s.110 Tam metni oku →

"Dünyanın meşakkatleri madem sevap verir, geçerler; o musibetlere karşı sabır içinde şükürle, metanetle mukabele edilmek gerektir."

Kastamonu Lâhikası · s.28 Tam metni oku →

"Afatlar, za’f-ı imandan neşet eden hataların neticesidir."

Kastamonu Lâhikası · s.33 Tam metni oku →

"Hadsiz hayat-ı uhreviyeye nispeten muvakkat ve fânî kısacık hayat-ı dünyeviyenin zararları, sineklerin ısırması gibidir. Hayat-ı ebediyenin zararları, ona nispeten yılanların ısırmasıdır."

Kastamonu Lâhikası · s.164 Tam metni oku →

"Senin daire-i iktidarının haricinde olan hâdisata, Onun merhamet ve hikmet ve adaleti ve rububiyeti noktasında bakmalısın."

Kastamonu Lâhikası · s.311 Tam metni oku →

"Mazlumun âhı tâ arşa kadar gider."

Emirdağ Lâhikası · s.8 Tam metni oku →

"Zâhiren çirkin perdeler altında, gayet güzel neticeler var. Bir zararımıza bedel, yüz menfaat bizlere ihsan ediliyor."

Emirdağ Lâhikası · s.121 Tam metni oku →

"Geçici, muvakkat sıkıntılara ve sarsıntılara ehemmiyet vermemek lâzımdır."

Emirdağ Lâhikası · s.121 Tam metni oku →

"Başıma ne gelse, altında bir rahmet var."

Emirdağ Lâhikası · s.126 Tam metni oku →

"Musibetlerde, ehl-i imanın zâyi olan malları tam sadaka hükmündedir."

Emirdağ Lâhikası · s.164 Tam metni oku →

"Hem yüzer tecrübenle, ey sabırsız nefsim, kat’î kanaatin gelmiş ki, zahirî musibetler altında ve neticesinde inâyet-i ilâhiyenin çok tatlı neticeleri var."

Emirdağ Lâhikası · s.187 Tam metni oku →

"Sıkıntılar, elemler ise, bilâkis, mânevî lezzetler ve uhrevî sevaplar veriyor."

Emirdağ Lâhikası · s.187 Tam metni oku →

"Büyük felâketler, güler yüzlü intibahlar doğurur."

Barla Lâhikası · s.357 Tam metni oku →

"Musibetler, dergâh-ı İlâhîye sevk etmek için birer kader kamçısıdır."

Barla Lâhikası · s.451 Tam metni oku →

"Merak, musibeti ikileştirir, maddî musibeti kalpte de yerleştirmek için bir kök olur."

Şuâlar · s.509 Tam metni oku →

"Dünya hayatı, hususan bu zamanda, bu şerait altında kıymeti yoktur. Başa ne gelse gelsin, hoş görmeli."

Şuâlar · s.529 Tam metni oku →
Kart hazırlanıyor…