‹ Nur Rehberi Kütüphanesi

Vecizeler · Dünya Hayatı, Mahiyeti, Sevgisi

‹ Tüm vecize konuları

"O kadar sevdiğin mal ve evlât ve perestiş ettiğin nefis ve heva ve meftun olduğun gençlik ve hayat zayi olup kaybolacak, Senin elinden çıkacaklar. Fakat günahlarını, elemlerini sana bırakıp boynuna yükletecekler."

Sözler · s.48 Tam metni oku →

"Her kim hayat-ı fâniyeyi esas maksat yapsa, zahiren bir Cennet içinde olsa da, manen Cehennemdedir. Ve her kim hayat-ı bâkiyeye ciddî müteveccih ise, saadet-i dâreyne mazhardır."

Sözler · s.66 Tam metni oku →

"Dünya bir mezraadır. mahşer ise bir beyderdir, harmandır. Cennet, Cehennem ise birer mahzendir."

Sözler · s.137 Tam metni oku →

"Dünyanın lezzetini, zevkini, saadetini, rahatını isterseniz, meşru dairedeki keyfe iktifa ediniz. o keyfinize kâfidir."

Sözler · s.232 Tam metni oku →

"Dünyevî bir lezzette çok elemler var. bir üzüm tanesini yedirir, on tokat vurur gibi, hayatın lezzetini kaçırır."

Sözler · s.241 Tam metni oku →

"Ey nefsim! Deme, “Zaman değişmiş, asır başkalaşmış. herkes dünyaya dalmış, hayata perestiş eder, derd-i maişetle sarhoştur.” Çünkü ölüm değişmiyor..."

Sözler · s.273 Tam metni oku →

"Şu misafirhane-i dünyada, nazar-ı hikmetle baksan, hiçbir şeyi nizamsız, gayesiz göremezsin. Nasıl sen nizamsız, gayesiz kalabilirsin?"

Sözler · s.273 Tam metni oku →

"Dünya bir meydan-ı tecrübe ve imtihandır ve dâr-ı teklif ve mücahededir."

Sözler · s.277 Tam metni oku →

"Dünya ise, bütün şaşaasıyla, ahirete nispeten bir zindan hükmündedir."

Sözler · s.328 Tam metni oku →

"Dünya bir kitab-ı Samedanîdir. Huruf ve kelimatı nefislerine değil, belki başkasının zat ve sıfât ve esmasına delâlet ediyorlar. Öyle ise manasını bil, al; nukuşunu bırak, git."

Sözler · s.328 Tam metni oku →

"Birbiri arkasında daim gelen, geçen âyineler mecmuasıdır. Öyle ise onlarda tecelli edeni bil, envarını gör ve onlarda tezahür eden esmanın tecelliyatını anla ve müsemmalarını sev; ve zevale ve kırılmaya mahkûm olan o cam parçalarından alâkanı kes."

Sözler · s.328 Tam metni oku →

"Seyyar bir ticaretgâhtır. Öyle ise alışverişini yap, gel; ve senden kaçan ve sana iltifat etmeyen kafilelerin arkalarından beyhude koşma, yorulma."

Sözler · s.329 Tam metni oku →

"Bir misafirhanedir. Öyle ise, onu yapan Mihmandar-ı Kerîmin izni dairesinde ye, iç, şükret. kanunu dairesinde işle, hareket et. Sonra arkana bakma, çık, git. herzekârâne, fuzulî bir surette karışma. Senden ayrılan ve sana ait olmayan şeylerle manasız uğraşma ve geçici işlerine bağlanıp boğulma."

Sözler · s.329 Tam metni oku →

"Eyvah, Aldandık! Şu hayat-ı dünyeviyeyi sabit zannettik. O zan sebebiyle bütün bütün zayi ettik."

Sözler · s.339 Tam metni oku →

"Şu güzeran-ı hayat bir uykudur; bir rüya gibi geçti. Şu temelsiz ömür dahi bir rüzgâr gibi uçar, gider."

Sözler · s.339 Tam metni oku →

"Beni dünyaya çağırma, Ona geldim fenâ gördüm."

Sözler · s.347 Tam metni oku →

"Demek değmez ki alınsa, çürük maldır hep bu çarşıda. Öyle ise geç, iyi mallar dizilmiş arkasında."

Sözler · s.330 Tam metni oku →

"Acaba sırf dünya için mi yaratılmışsın ki bütün vaktini ona sarf ediyorsun?"

Sözler · s.425 Tam metni oku →

"Hayat zannettiğin hâlât, yalnız bulunduğun dakikadır."

Sözler · s.767 Tam metni oku →

"Güvendiğin hayat-ı maddiye, yalnız bir dakikadır."

Sözler · s.767 Tam metni oku →

"Dünya muhabbeti bütün hataların başıdır."

Sözler · s.800 Tam metni oku →

"Dünyanın ahirete bakan yüzüyle, esma-i İlâhiyeye mukabil olan yüzünü sevmek sebeb-i noksaniyet değil, belki medar-ı kemaldir. ve o iki yüzde ne kadar ileri gitse, daha ziyade ibadet ve marifetullahta ileri gider."

Sözler · s.800 Tam metni oku →

"Dünyayı, ahiretin mezraası ve esma-i İlâhiyenin âyinesi ve Cenab-ı Hakkın mektubatı ve muvakkat bir misafirhanesi cihetinde sevmek, nefs-i emmare karışmamak şartıyla, Cenab-ı Hakka ait olur."

Sözler · s.1040 Tam metni oku →

"Hayatın az ise, hayat-ı bâkiyeyi düşün. Ömrün kısa ise, ebedî bir ömrün var, merak etme."

Sözler · s.1032 Tam metni oku →

"Dünya hayatında en bahtiyar odur ki, dünyayı bir misafirhane-i askerî telâkki etsin ve öyle de iz’an etsin ve ona göre hareket etsin."

Mektubat · s.52 Tam metni oku →

"Dünyaya ait işler, kırılmaya mahkûm şişeler hükmündedir. Bâkî umur-u uhreviye ise, gayet sağlam elmaslar kıymetindedir."

Mektubat · s.52 Tam metni oku →

"İnsanlar, insana verilen cihazat-ı maneviyeyi, eğer nefsin ve dünyanın hesabıyla istimal etse ve dünyada ebedî kalacak gibi gafilâne davransa, ahlâk-ı rezileye ve israfat ve abesiyete medar olur."

Mektubat · s.54 Tam metni oku →

"Hayat-ı ebediye burada kazanılacaktır."

Mektubat · s.116 Tam metni oku →

"En bahtiyar odur ki, dünya için ahireti unutmasın, ahiretini dünyaya feda etmesin, hayat-ı ebediyesini hayat-ı dünyevîye için bozmasın..."

Mektubat · s.117 Tam metni oku →

"Dünya madem fânîdir, değmiyor alâka-i kalbe."

Mektubat · s.130 Tam metni oku →

"Senin şu fânî dünyana bedel, bâkî bir Cennet seni bekler."

Mektubat · s.381 Tam metni oku →

"Cenab-ı Hak bir abdini severse, dünyayı ona küstürür, çirkin gösterir."

Mektubat · s.467 Tam metni oku →

"Dünyamızı dinimiz uğrunda ve ahiretimize her vakit feda etmeye hazırız."

Mektubat · s.731 Tam metni oku →

"Dünyada masiyetin akıbeti, ikab-ı uhreviye delildir."

Mektubat · s.1096 Tam metni oku →

"Şu dâr-ı dünya, meydan-ı imtihandır ve dâr-ı hizmettir. Lezzet ve ücret ve mükâfat yeri değildir."

Lem'alar · s.20 Tam metni oku →

"Şu dünya çok gaddardır, mekkârdır. Bir lezzet verse, bin elem takar, çektirir. Bir üzüm yedirse, yüz tokat vurur."

Lem'alar · s.314 Tam metni oku →

"Dünya birgün bize “Haydi, dışarı” diyecek, feryadımızdan kulağını kapayacak."

Lem'alar · s.473 Tam metni oku →

"Hem benim, hem herkes için, şu dünya muvakkat bir ticaretgâh; ve hergün dolar, boşalır bir misafirhane; ve gelen geçenlerin alışverişi için yol üstünde kurulmuş bir pazar..."

Lem'alar · s.518 Tam metni oku →

"Herkesin hususî dünyasının direği, kendi hayatıdır. Ne vakit cismi kırılsa, dünyası başına yıkılır, kıyameti kopar. Ehl-i gaflet, kendi dünyasının böyle çabuk yıkılacak vaziyetini bilmediklerinden, umumî dünya gibi daimî zannedip perestiş eder."

Lem'alar · s.518 Tam metni oku →

"Ahirette seni kurtaracak bir eserin olmadığı takdirde, fânî dünyada bıraktığın eserlere de kıymet verme."

Mesnevî-i Nuriye · s.205 Tam metni oku →

"Dünyanın ömrü kısa olup, sür’atle zeval ve guruba gider. Zevalin elemiyle, visalin lezzeti zeval buluyor."

Mesnevî-i Nuriye · s.198 Tam metni oku →

"Dünyanın lezaizi zehirli bala benzer. lezzeti nispetinde elemi de vardır."

Mesnevî-i Nuriye · s.198 Tam metni oku →

"Seni intizar etmekte ve senin de sür’atle ona doğru gitmekte olduğun kabir, dünyanın ziynetli, lezzetli şeylerini hediye olarak kabul etmez. Çünkü dünya ehlince güzel addedilen şey, orada çirkindir."

Mesnevî-i Nuriye · s.198 Tam metni oku →

"Aklı başında olan insan, ne dünya umurundan kazandığına mesrur ve ne de kaybettiği şeye mahzun olmaz. Zira dünya durmuyor, gidiyor. İnsan da beraber gidiyor."

Mesnevî-i Nuriye · s.207 Tam metni oku →

"Misafir olan kimse, beraberce getiremediği bir şeye kalbini bağlamaz. Bu menzilden ayrıldığın gibi, bu şehirden de çıkacaksın. Ve keza, bu fânî dünyadan da çıkacaksın."

Mesnevî-i Nuriye · s.188 Tam metni oku →

"Dünyanın akıbeti ne olursa olsun, lezaizi terk etmek evlâdır."

Mesnevî-i Nuriye · s.188 Tam metni oku →

"Dünyayı kesben değil, kalben terketmek lâzımdır."

Mesnevî-i Nuriye · s.198 Tam metni oku →

"Dünya ebedî kalmak için yaratılmış bir menzil değildir. ancak Cenab-ı Hakkın ebedî ve sermedî olan Dârüsselâm menziline davetlisi olan mahlûkatın içtimaları için bir han ve bir bekleme salonudur."

Mesnevî-i Nuriye · s.71 Tam metni oku →

"Dünya menzilinde görünen leziz şeyler, lezzet ve zevk için değildir. Çünkü, visallerinin lezzeti, firaklarının elemine mukabil gelmez."

Mesnevî-i Nuriye · s.71 Tam metni oku →

"Hayat apartmanı yıkılıyor. Ömür tayyaresi şimşek gibi geçiyor."

Mesnevî-i Nuriye · s.172 Tam metni oku →

"Dünyaya ve cismanî lezaize meyledersen, âciz, zelil bir “cüz’î” olursun. Eğer cihazatını insaniyet-i kübra denilen İslâmiyet hesabına sarf edersen, bir “küllî” ve bir “küll” olursun."

Mesnevî-i Nuriye · s.338 Tam metni oku →

"Cenab-ı Hak, gayr-i mütenahi hikmetler için bu âlemi, imtihana sahne yaptı."

İşârâtü'l-İ'câz · s.315 Tam metni oku →

"Meratib-i dünya, nokta-i nazarımda pek ehemmiyetsiz olmakla beraber, senin gibi mertebesini hizmet-i Kur’ân’a medar edenler için, minnet altına ve zillete girmemek şartıyla hoş görüyorum."

Barla Lâhikası · s.414 Tam metni oku →

"Kabir kapısında bekleyen bir adam, arkasındaki fâni dünyaya riyakârâne bakması, acınacak bir hamakattır ve dehşetli bir hasârettir."

Emirdağ Lâhikası · s.62 Tam metni oku →

"Dünyanın yüz bahçesi, fâni olmak haysiyetiyle, âhiretin bâki olan bir ağacına mukabil gelemez."

Emirdağ Lâhikası · s.80 Tam metni oku →

"Bu dünya bizi kovmadan evvel ve 'Haydi dışarıya!' demeden, biz kemâl-i izzetle, Allahaısmarladık deyip izzetimizle bu fâni zevklerimizi bırakmalıyız."

Emirdağ Lâhikası · s.190 Tam metni oku →

"Bu asrın bir hassası şudur ki, Hayat-ı dünyeviyeyi hayat-ı bâkiyeye bilerek tercih ettiriyor. Yani, kırılacak bir cam parçasını bâkî elmaslara bildiği hâlde tercih etmek bir düstur hükmüne geçmiş."

Kastamonu Lâhikası · s.133 Tam metni oku →

"Bu dünya dârü’l-hizmettir; ücret almak yeri değildir. A’mal-i salihanın ücretleri, meyveleri, nurları berzahta, ahirettedir. O bâkî meyveleri bu dünyaya çekmek ve bu dünyada onları istemek, ahireti dünyaya tâbi etmek demektir."

Kastamonu Lâhikası · s.179 Tam metni oku →
Kart hazırlanıyor…