‹ Nur Rehberi Kütüphanesi

Vecizeler · Amel-i Salih Ve Takvâ

‹ Tüm vecize konuları

"Takva, menhiyattan ve günahlardan içtinâb etmek; ve amel-i salih, emir dairesinde hareket ve hayrat kazanmaktır."

Kastamonu Lâhikası · s.202 Tam metni oku →

"Böyle kebair-i azîme içinde amel-i salihin ihlâsla muvaffakıyeti pek azdır. Hem, az bir amel-i salih, bu ağır şerait içinde çok hükmündedir."

Kastamonu Lâhikası · s.202 Tam metni oku →

"Farzlarını yapan, kebireleri işlemeyen, kurtulur."

Kastamonu Lâhikası · s.202 Tam metni oku →

"Kur’ân-ı Kerîm, takvayı üç mertebesiyle zikretmiştir: Birincisi; şirki terk, ikincisi; maasiyi terk, üçüncüsü; masivaullahı terk etmektir."

İşârâtü'l-İ'câz · s.68 Tam metni oku →

"Din yalnız iman değil; belki amel-i salih dahi dinin ikinci cüz’üdür."

Şuâlar · s.453 Tam metni oku →

"Sultan-ı Ezelîye iman ile intisap eden ve amel-i salih ile itaat eden bir insan, şu misafirhane-i dünya menzillerinden ve âlem-i berzah ve âlem-i mahşer dairelerinden ve hakeza kabirden sonraki bütün âlemlerin geniş hudutlarından berk ve burak sür’atinde geçer, tâ saadet-i ebediyeyi bulur."

Sözler · s.1034 Tam metni oku →

"Risale-i Nur dairesinde sadâkat ve hizmet ve takva ve içtinab-ı kebair derecesiyle o ulvî ve küllî ubudiyete sahip olur. Elbette, bu büyük kazancı kaçırmamak için, takvada, ihlâsta, sadâkatte çalışmak gerektir."

Kastamonu Lâhikası · s.121 Tam metni oku →

"Bu dünya dârü’l-hizmettir; ücret almak yeri değildir. A’mal-i salihanın ücretleri, meyveleri, nurları berzahta, ahirettedir. O bâkî meyveleri bu dünyaya çekmek ve bu dünyada onları istemek, ahireti dünyaya tâbi etmek demektir."

Kastamonu Lâhikası · s.179 Tam metni oku →

"Ey ehl-i iman! Bu müthiş düşmanlarınıza karşı zırhınız, Kur’ân tezgâhında yapılan takvadır."

Lem'alar · s.208 Tam metni oku →

"İnsanın Allah’a karşı ubudiyet, vazifesidir. terk-i kebair, takvasıdır. nefis ve şeytanla uğraşması, cihadıdır."

Mesnevî-i Nuriye · s.351 Tam metni oku →

"Ey nefis! Eğer takva ve amel-i salih ile Hâlıkını razı ettiysen, halkın rızasını tahsile lüzum yoktur; O kâfidir."

Mesnevî-i Nuriye · s.292 Tam metni oku →

"Zabıta efradı ehl-i takvâ olup kebâirden kendilerini muhafaza ve feraizi yapmasını vazifeleri iktiza ediyor. Ve ona ihtiyac-ı şedid var. Tâ ki karşısındaki mânevî tahribatçılara karşı âsâyiş ve emniyet-i umumiyeye ait vazifelerini tam yapabilsinler."

Emirdağ Lâhikası · s.347 Tam metni oku →

"Mümkün oldukça namahreme nazar etme."

Kastamonu Lâhikası · s.178 Tam metni oku →

"Takva namıyla ve günahtan kaçınmak kastıyla menfi ibadetten gelen ehemmiyetli a'mal-i salihadır."

Kastamonu Lâhikası · s.203 Tam metni oku →

"Takva, tabakat-ı mezkûrenin ibadetlerine terettüp ettiğinden, takvanın bütün kısımlarına, mertebelerine de şamildir."

İşârâtü'l-İ'câz · s.248 Tam metni oku →

"Hiçbir fasık yoktur ki, salih olmasını temenni etmesin."

Lem'alar · s.301 Tam metni oku →

"Nasıl Allah’tan korkmuyorsunuz? Hâlbuki, taşlardan ibaret olan dağlar, Onun haşyetinden ezilip dağılıyor."

Sözler · s.392 Tam metni oku →

"Hâlık-ı Zülcelâlinden havf etmek, Onun rahmetinin şefkatine yol bulup iltica etmek demektir. Havf bir kamçıdır, Onun rahmetinin kucağına atar."

Sözler · s.572 Tam metni oku →

"İnsanın havf ve muhabbeti halka teveccüh ettiği takdirde, havf bir belâ, bir elem olur. muhabbet bir musibet gibi olur."

Mesnevî-i Nuriye · s.337 Tam metni oku →

"Hayat-ı dünyeviyede hakikî lezzet iman dairesindedir ve imandadır. Ve a’mal-i salihanın herbirisinde bir manevî lezzet var."

Lem'alar · s.465 Tam metni oku →

"İttika, imana tâbidir. Yani ittika, iman olduktan sonra husule gelir."

İşârâtü'l-İ'câz · s.310 Tam metni oku →
Kart hazırlanıyor…