‹ Nur Rehberi Kütüphanesi

Vecizeler · Ene, Gurur, Kendini Beğenmek, Kibir

‹ Tüm vecize konuları

"Gurur ile, insan maddî ve manevî kemalât ve mehasinden mahrum kalır. Eğer gurur saikasıyla başkaların kemalâtına tenezzül etmeyip kendi kemalâtını kâfi ve yüksek görürse, o insan nakıstır."

Mesnevî-i Nuriye · s.103 Tam metni oku →

"Gururu ve enaniyeti bırak. Ulûhiyetin dergâhında acz ve zaafını, istimdat lisanıyla; fakr ve hacatını, tazarru ve dua lisanıyla ilân et ve abd olduğunu göster."

Sözler · s.522 Tam metni oku →

"Sıgar-ı nefis tekebbürün menbaıdır. Zaaf gururun madenidir."

Mektubat · s.1098 Tam metni oku →

"Gururu men’, tekebbürü def eden, yegâne İslâmiyettir."

İşârâtü'l-İ'câz · s.161 Tam metni oku →

"Gururu bırak, seni yaratanı düşün, kabre gideceğini bil, öyle hazırlan."

Lem'alar · s.470 Tam metni oku →

"Gururu bırak, aczini anla. Malikini tanı, vazifeni bil, dünyaya niçin geldiğini öğren."

Lem'alar · s.474 Tam metni oku →

"İnsanda büyüklüğün mikyası küçüklüktür, yani tevazudur. küçüklüğün mizanı büyüklüktür, yani tekebbürdür."

Mektubat · s.1097 Tam metni oku →

"Kendini beğenen belâyı bulur, zahmete düşer; kendini beğenmeyen safayı bulur, rahmete gider."

Mektubat · s.473 Tam metni oku →

"Ben kendimi beğenmiyorum; beni beğenenleri de beğenmiyorum. Cenab-ı Hakka çok şükür, beni kendime beğendirmemiş."

Mektubat · s.573 Tam metni oku →

"Aziz kardeşlerim; üstadınız lâyuhti değil. Onu hatasız zannetmek hatadır."

Barla Lâhikası · s.226 Tam metni oku →

"Ene, zaman-ı Âdem’den şimdiye kadar âlem-i insaniyetin etrafına dal budak salan nuranî bir şecere-i Tuba ile müthiş bir şecere-i Zakkumun çekirdeğidir."

Sözler · s.869 Tam metni oku →

"O ene, mahiyetinin bilinmesiyle, o garip muamma, o acip tılsım olan ene açılır ve kâinat tılsımını ve âlem-i vücubun künuzunu dahi açar."

Sözler · s.870 Tam metni oku →

"Âlemin miftahı insanın elindedir ve nefsine takılmıştır."

Sözler · s.870 Tam metni oku →

"Ene, kendisi de gayet muğlâk bir muamma ve açılması müşkül bir tılsımdır. Eğer onun hakikî mahiyeti ve sırr-ı hilkati bilinse, kendisi açıldığı gibi kâinat dahi açılır."

Sözler · s.870 Tam metni oku →

"Bütün sıfât ve şuunat-ı İlâhiyeyi bir derece bildirecek, gösterecek binler esrarlı ahval ve sıfât ve hissiyat, enede münderiçtir."

Sözler · s.872 Tam metni oku →

"Bütün şirkleri ve şerleri ve dalâletleri tevlit eden enaniyetin şu cihetindendir ki, semavat ve arz ve cibal tedehhüş etmişler, farazî bir şirkten korkmuşlar."

Sözler · s.873 Tam metni oku →

"Evet, ene ince bir elif, bir tel, farazî bir hat iken, mahiyeti bilinmezse, tesettür toprağı altında neşvünema bulur, gittikçe kalınlaşır, vücud-u insanın her tarafına yayılır."

Sözler · s.873 Tam metni oku →

"Enenin bir veçhini nübüvvet tutmuş gidiyor; diğer veçhini felsefe tutmuş geliyor."

Sözler · s.876 Tam metni oku →

"Ene kendi dizginini eline almış, dalâletin herbir nev’ine koşmuş."

Sözler · s.878 Tam metni oku →

"Şeytanlar, güya enenin gaga ve pençesiyle dinsiz feylesoflarının akıllarını havaya kaldırıp, dalâlet derelerine atıp dağıtmıştır."

Sözler · s.884 Tam metni oku →

"Küçük âlemde ene, büyük âlemde tabiat gibi tağutlardandır."

Sözler · s.884 Tam metni oku →

"Enaniyeti bırakıp, bizzat nefsi hiç olduğunu ve Mucid-i Hakikînin bir âyine-i tecellisi bulunduğunu gördüğü vakit, bütün mevcudatı ve nihayetsiz bir vücudu kazanır."

Sözler · s.773 Tam metni oku →

"Ene ile tabir edilen enaniyetin kalbi, “Allah Allah” zikrinin şua ve hararetiyle yanıp delinirse, büyüyüp gafletle firavunlaşamaz. ve Hâlık-ı Semavat ve Arza isyan edemez. O zikr-i İlâhî sayesinde ene mahvolur."

Mesnevî-i Nuriye · s.162 Tam metni oku →

"Ene, Cenab-ı Hakkın sıfâtını, şuunatını bilmek için bir santral ve bir vahid-i kıyasîdir."

Mesnevî-i Nuriye · s.83 Tam metni oku →

"Enaniyetten neş’et eden şirk-i hafî katılaştığı zaman esbap şirkine inkılâp eder. Bu da devam ederse küfre tahavvül eder. Bu dahi devam ederse, tatîle, yani hâlıksızlığa incirar eder. el-iyazü billâh!"

Mesnevî-i Nuriye · s.291 Tam metni oku →

"Kâinatın miftahı, anahtarı insanın elindedir. Âlemin kapıları açık ise de manen kapalıdır. Cenab-ı Hak bütün o kapıları ve kenz-i mahfîyi açan ene namında bir miftahı insanın eline vermiştir."

Mesnevî-i Nuriye · s.313 Tam metni oku →

"Cenab-ı Hak insana bir benlik, bir nevi hürriyet vermiştir ki, Cenab-ı Hakkın rububiyetine ait evsafı bilmek için mevhum, farazî bir vahid-i kıyasî yapsın."

Mesnevî-i Nuriye · s.313 Tam metni oku →

"Ene’nin iki vechi vardır. Biri hayra bakar. Bu vecihle yalnız kabil-i feyizdir, fail değildir. Diğer vechi ise şerre bakar. Bu vecihle kendisini fail bilir."

Mesnevî-i Nuriye · s.313 Tam metni oku →

"Ene’nin mahiyeti mevhumedir. rububiyeti hayalîdir. vücudu birşeye hamil olamaz. Ancak mizanülhararet gibi, Vacibü’l-Vücudun rububiyetine ait sıfât-ı mutlaka-i muhitayı bilmek için bir mizan vazifesini görüyor."

Mesnevî-i Nuriye · s.313 Tam metni oku →

"Eğer insan benliğine mizan nazarıyla bakarsa, kâinattan zihnine akıp gelen afakî malûmatı kendi malûmatıyla, tasarrufat ve sıfât-ı İlâhiyeyi de kendi sıfâtıyla tasdik eder. yine merciine iade eder."

Mesnevî-i Nuriye · s.313 Tam metni oku →

"Ene’nin iki vechi vardır. Bir vechini nübüvvet almıştır, bir vechini de felsefe almıştır."

Mesnevî-i Nuriye · s.314 Tam metni oku →

"Mahiyeti harfiye olup müstakil değildir. vücudu tebeî olup aslî değildir. malikiyeti vehmî olup hakikî değildir. Vazifesi Hâlıkın sıfâtını fehmetmek için bir mizan ve bir mikyas olmaktır."

Mesnevî-i Nuriye · s.314 Tam metni oku →

"Küçük âlemde, yani insanda ene, büyük insanda, yani kâinatta tabiata benziyor. İkisi de tağutlardandır."

Mesnevî-i Nuriye · s.315 Tam metni oku →

"İnsanda en tehlikeli damar enaniyettir. Ve en zayıf damarı da odur. Onu okşamakla çok fena şeyleri yaptırabilirler."

Mektubat · s.721 Tam metni oku →

"Ey kardeşlerim! Dikkat ediniz, sizi enaniyette vurmasınlar, onunla sizi avlamasınlar."

Mektubat · s.721 Tam metni oku →

"Ehl-i dalâlet ene’ye binmiş, dalâlet vadilerinde koşuyor. Ehl-i hak, bilmecburiye, eneyi terk etmekle hakka hizmet edebilir."

Mektubat · s.721 Tam metni oku →

"Gaye-i hayal olmazsa veyahut nisyan veya tenâsi edilse, ezhan enelere dönüp etrafında gezerler."

Mektubat · s.1089 Tam metni oku →

"Bu zaman, ehl-i hakikat için, şahsiyet ve enaniyet zamanı değil. Zaman, cemaat zamanıdır. cemaatten çıkan bir şahs-ı manevî hükmeder ve dayanabilir."

Kastamonu Lâhikası · s.194 Tam metni oku →

"Büyük bir havuza sahip olmak için, bir buz parçası hükmündeki enaniyet ve şahsiyetini o havuza atmaktır ve eritmek gerektir. Yoksa, o buz parçası erir, zayi olur; o havuzdan da istifade edilmez."

Kastamonu Lâhikası · s.194 Tam metni oku →

"Bu zamanda enaniyet çok ileri gitmiş. Herkes, kameti miktarında bir buz parçası olan enaniyetini eritmeyip bozmuyor, kendini mazur biliyor; ondan niza çıkıyor. Ehl-i hak zarar eder; ehl-i dalâlet istifade ediyor."

Kastamonu Lâhikası · s.274 Tam metni oku →

"Terbiye-i İslâmiyenin noksaniyetiyle ve ubudiyetin zafiyetiyle benlik, enaniyet kuvvet bulmuş."

Emirdağ Lâhikası · s.434 Tam metni oku →

"MEZİYETİN VARSA HAFÂ TÜRABINDA KALSIN, TÂ NEŞVÜNEMA BULSUN."

Sözler · s.1169 Tam metni oku →

"BÜYÜK GÖRÜNME, KÜÇÜLÜRSÜN: Ey enesi çifteli, kafası da kibirli!"

Sözler · s.1175 Tam metni oku →

"Kâmillerde, büyüklük mikyasıdır küçüklük. nakıslarda, küçüklük mizanıdır büyüklük."

Sözler · s.1175 Tam metni oku →

"Evvel ahir tavsiyemiz, tesanüdünüzü muhafaza; enaniyet, benlik, rekabetten tahaffuz ve itidal-i dem ve ihtiyattır."

Şuâlar · s.492 Tam metni oku →

"Bir ehemmiyetli ihsan-ı İlâhî, ihsanını, enaniyetini bırakmayana ihsas etmemektir; tâ ucub ve gurura girmesin."

Şuâlar · s.499 Tam metni oku →

"Büyüğün küçüğe tekebbür etmeye hakkı yoktur."

Mesnevî-i Nuriye · s.295 Tam metni oku →

"Büyük bir mahlûkun küçük bir mahlûka tekebbür etmeye hakkı yoktur."

Mesnevî-i Nuriye · s.180 Tam metni oku →

"Sen, ey mağrur nefsim! üzüm ağacına benzersin. Fahirlenme! salkımları o ağaç kendi takmamış; başkası onları ona takmış."

Sözler · s.766 Tam metni oku →

"Vazifesi hizmetkarlık ve tabiatı çocukluk olanlar, büyük rütbeye girmekle tekebbür eder. Tekebbür etmekle tenasübünü bozup muaşereti teşviş eder."

Muhâkemat · s.134 Tam metni oku →

"Sırr-ı ihlâsın ne derece yüksek bir terk-i enâniyet ve hazz-ı nefsîden teberri etmek gibi, ihlâsın en yüksek seciyeleri Risale-i Nur Şakirtlerinde tezahür ediyor."

Kastamonu Lâhikası · s.360 Tam metni oku →

"Bizim mesleğimizde benlik, enaniyet, şan ü şeref perdesi altında makam sahibi olmaktan, öldürücü zehir gibi ondan kaçıyoruz. onu ihsas eden hâlâttan şiddetle içtinap ediyoruz."

Kastamonu Lâhikası · s.199 Tam metni oku →

"Benlik ve gurura medar şeylerden çekin. Tevazu, mahviyet ve terk-i enaniyet, bu zamanda ehl-i hakikate lâzım ve elzemdir."

Emirdağ Lâhikası · s.56 Tam metni oku →
Kart hazırlanıyor…