‹ Nur Rehberi Kütüphanesi

Vecizeler · Allah'ı Tanımak Ve Sevmek (marifetullah - Muhabbetullah)

‹ Tüm vecize konuları

"Kemalât-ı insaniyenin en mühimi ve en büyüğü, belki bilcümle kemalât-ı insaniyenin menbaı ve esası, iman-ı billâhtan ve marifetullahtan neş’et eden muhabbetullah olduğunu bil..."

Şuâlar · s.192 Tam metni oku →

"Onu tanıyan ve itaat eden, zindanda dahi olsa bahtiyardır. Onu unutan, saraylarda da olsa zindandadır, bedbahttır."

Şuâlar · s.325 Tam metni oku →

"Bir insan en evvel muhabbetini Allah’a verirse, onun muhabbeti dolayısıyla Allah’ın sevdiği her şeyi sever. Ve mahlûkata taksim ettiği muhabbeti, Allah’a olan muhabbetini tenkis değil, tezyit eder."

Mesnevî-i Nuriye · s.114 Tam metni oku →

"Dünyanın lezzetleri, zevkleri ve ziynetleri, Hâlıkımızı, Malikimizi ve Mevlâmızı bilmediğimiz takdirde Cennet olsa bile Cehennemdir."

Mesnevî-i Nuriye · s.164 Tam metni oku →

"Şefkatin ateşini söndürecek marifetullahtan başka birşey var mıdır? Evet, marifetullah olduktan sonra, dünya lezzetlerine iştiha olmadığı gibi, Cennete bile iştiyak geri kalır."

Mesnevî-i Nuriye · s.164 Tam metni oku →

"Evet, Onun marifeti olmazsa, insanın ahbabı ve mal ve mülkü insana a’dâ ve düşman olurlar. beka belâ olur. kemal heba olur. ömür heva olur. hayat azap olur. akıl ikap olur. âmâl, âlâma inkılâp eder."

Mesnevî-i Nuriye · s.174 Tam metni oku →

"Semavat ve arzın haricine kaçıp kurtulamayan insan, Hâlık-ı Külli Şeyin rububiyetine muhabbetle rızadâde olmalıdır."

Mesnevî-i Nuriye · s.193 Tam metni oku →

"Havfın ile muhabbetini dünya ve dünya insanlarından çevir. Fâtır-ı Hakîme tevcih et ki, havfın Onun merhamet kucağına -çocuğun anne kucağına kaçtığı gibi- leziz bir tezellül olsun. muhabbetin de saadet-i ebediyeye vesile olsun."

Mesnevî-i Nuriye · s.337 Tam metni oku →

"Hilkatin en yüksek gayesi ve fıtratın en yüce neticesi, iman-ı billâhtır."

Mektubat · s.372 Tam metni oku →

"İnsaniyetin en âlî mertebesi ve beşeriyetin en büyük makamı, iman-ı billâh içindeki marifetullahtır."

Mektubat · s.372 Tam metni oku →

"Ruh-u beşer için en halis sürur ve kalb-i insan için en safî sevinç, o muhabbetullah içindeki lezzet-i ruhaniyedir."

Mektubat · s.373 Tam metni oku →

"Bütün hakikî saadet ve halis sürur ve şirin nimet ve safî lezzet, elbette marifetullah ve muhabbetullahtadır. onlar, onsuz olamaz."

Mektubat · s.373 Tam metni oku →

"Cenab-ı Hakkı tanıyan ve seven, nihayetsiz saadete, nimete, envara, esrara, ya bilkuvve veya bilfiil mazhardır. Onu hakikî tanımayan, sevmeyen, nihayetsiz şekavete, âlâma ve evhama manen ve maddeten müptelâ olur."

Mektubat · s.373 Tam metni oku →

"Sizlere müjde! Mahbuplarınızdan nihayetsiz firakların yaralarını tedavi edip merhem süren bir Mahbub-u Bâkîniz var. Madem O var ve bâkîdir; başkaları ne olursa olsun, merak çekmeyiniz."

Mektubat · s.379 Tam metni oku →

"İlm-i kelâm vasıtasıyla kazanılan marifet-i İlâhiye, marifet-i kâmile ve huzur-u tam vermiyor. Kur’ân-ı Mu’cizü’l-beyanın tarzında olduğu vakit, hem marifet-i tammeyi verir, hem huzur-u etemmi kazandırır."

Mektubat · s.550 Tam metni oku →

"Tasavvuf mesleğiyle alınan marifet dahi, Kur’ân-ı Hakîmden doğrudan doğruya, veraset-i Nübüvvet sırrıyla alınan marifete nispeten o kadar noksandır."

Mektubat · s.551 Tam metni oku →

"Kur’ân-ı Hakîmden alınan marifet ise, huzur-u daimîyi vermekle beraber, ne kâinatı mahkûm-u adem eder, ne de nisyan-ı mutlakta hapseder. Belki, başıbozukluktan çıkarıp Cenab-ı Hak namına istihdam eder; her şey mir’at-ı marifet olur."

Mektubat · s.551 Tam metni oku →

"Hayat-ı kalbî ve ruhîye medar olan marifet-i İlâhiye ve muhabbet-i Rabbaniye ve ubudiyet-i Sübhaniye ve marziyat-ı Rahmaniye cihetiyle, bu dünyadaki fânî ömür, bâkî bir ömrü tazammun eder ve ebedî ve bâkî bir ömrü intaç eder ve bâkî ve lâyemut bir ömür hükmüne geçer."

Lem'alar · s.33 Tam metni oku →

"Bâkî-i Hakikînin muhabbet, marifet, rızası yolunda bir saniye, bir senedir. Eğer Onun yolunda olmazsa, bir sene bir saniyedir. Belki Onun yolunda bir saniye lâyemuttur, çok senelerdir."

Lem'alar · s.33 Tam metni oku →

"Beşer, fıtraten, şu kâinatın Hâlıkına karşı hadsiz bir muhabbet üzerine yaratılmıştır. Çünkü fıtrat-ı beşeriyede cemale karşı bir muhabbet ve kemale karşı perestiş etmek ve ihsana karşı sevmek vardır."

Lem'alar · s.184 Tam metni oku →

"İnsan-ı mü’minde, hayatına ve bekasına ve vücuduna ve dünyasına ve nefsine ve mevcudata karşı türlü türlü muhabbetleri ve şedit alâkaları, o istidad-ı muhabbet-i İlâhiyenin tereşşuhatıdır."

Lem'alar · s.185 Tam metni oku →

"İnsanın mütenevvi hissiyat-ı şedidesi, o istidad-ı muhabbetin istihaleleridir ve başka şekillere girmiş reşhalarıdır."

Lem'alar · s.185 Tam metni oku →

"Muhabbetullah, ittiba-ı sünnet-i Muhammediye Aleyhissalâtü Vesselâmı istilzam eder. Çünkü Allah’ı sevmek, Onun marziyatını yapmaktır."

Lem'alar · s.186 Tam metni oku →

"Her şeyde bir ihlâs var. Hatta muhabbetin de ihlâsla bir zerresi, batmanlarla resmî ve ücretli muhabbete tereccüh eder."

Lem'alar · s.320 Tam metni oku →

"Allah’ı tanımıyorsan, sende öyle dehşetli bir hastalık var ki, milyon defa sendeki bu küçük hastalıktan daha büyüktür; ondan feryat et."

Lem'alar · s.475 Tam metni oku →

"Allah’ı tanımayanın, dünya dolusu belâ başında vardır. Allah’ı tanıyanın dünyası nurla ve manevî sürurla doludur; derecesine göre, iman kuvvetiyle hisseder."

Lem'alar · s.476 Tam metni oku →

"Faaliyet dahi bir kemaldir. Ve madem zîhayat âleminde daimî ve ezelî bir hayattan neş’et eden hadsiz bir muhabbetin, nihayetsiz bir merhametin cilveleri görünüyor."

Lem'alar · s.945 Tam metni oku →

"Ebedî bir cemal, fânî bir müştaka ve zail bir dosta razı olmaz. Çünkü Cemal, kendini sevdiği için, sevmesine mukabil muhabbet ister."

Lem'alar · s.959 Tam metni oku →

"Güzel değil batmakla gaip olan bir mahbup. Çünkü zevale mahkûm, hakikî güzel olamaz. aşk-ı ebedî için yaratılan ve âyine-i Samed olan kalp ile sevilmez ve sevilmemeli."

Sözler · s.341 Tam metni oku →

"Mahiyet ve istidat itibarıyla her şey ilme bağlıdır. Ve bütün ulûm-u hakikiyenin esası ve madeni ve nuru ve ruhu marifetullahtır Ve onun üssü’l-esası da iman-ı billâhtır."

Sözler · s.501 Tam metni oku →

"Rabb-i Rahîm, rahmetinin güzel meyveleriyle kendini sevdirmek ister. O da Ona hasr-ı muhabbetle, tahsis-i taabbütle kendini Ona sevdirir."

Sözler · s.524 Tam metni oku →

"Muhabbet şu kâinatın bir sebeb-i vücududur. hem şu kâinatın rabıtasıdır, hem şu kâinatın nurudur, hem hayatıdır."

Sözler · s.571 Tam metni oku →

"İnsan kâinatın en cami’ bir meyvesi olduğu için, kâinatı istilâ edecek bir muhabbet, o meyvenin çekirdeği olan kalbine derç edilmiştir. İşte, şöyle nihayetsiz bir muhabbete lâyık olacak, nihayetsiz bir kemal sahibi olabilir."

Sözler · s.571 Tam metni oku →

"İnsanın havfa ve muhabbete alet olacak iki cihaz, fıtratında derç olunmuştur. Alâküllihâl, o muhabbet ve havf, ya halka veya Hâlıka müteveccih olacak."

Sözler · s.571 Tam metni oku →

"Halktan havf ise elîm bir beliyyedir; halka muhabbet dahi belâlı bir musibettir."

Sözler · s.571 Tam metni oku →

"Havf ve muhabbeti öyle birisine tevcih et ki, senin havfın lezzetli bir tezellül olsun, muhabbetin zilletsiz bir saadet olsun."

Sözler · s.572 Tam metni oku →

"Nihayetsiz muhabbetler, nihayetsiz bir kemal ve cemal sahibine mahsustur. ne vakit hakikî sahibine verdin; o vakit bütün eşyayı Onun namıyla ve Onun âyinesi olduğu cihetle ıztırapsız sevebilirsin."

Sözler · s.573 Tam metni oku →

"Muhabbet doğrudan doğruya kâinata sarf edilmemek gerektir. Yoksa muhabbet, en leziz bir nimet iken, en elîm bir nikmet olur."

Sözler · s.573 Tam metni oku →

"Mahbub-u Ezelînin, elbette bir zerre muhabbeti kâinata bedel olabilir; kâinat Onun bir cüz’î tecelli-i muhabbetine bedel olamaz."

Sözler · s.575 Tam metni oku →

"Nihayetsiz bir muhabbete lâyık ve nihayetsiz rüyete ve nihayetsiz bir iştiyaka elyak bir Zat-ı Zülcelâli Ve’l-kemalin saadet-i ebediyede rüyetine muvaffak olması ne kadar saadet-aver ve medar-ı sürur ve hoş ve güzel bir meyve olduğunu, insan isen anlarsın."

Sözler · s.948 Tam metni oku →

"Cenab-ı Hakkın bütün kemalâtı ve Esma-i Hüsnasının bütün meratipleri ve bütün faziletleri hakikî kemalât olduklarından, bizzat sevilirler; mahbubetün lizatihadırlar."

Sözler · s.1005 Tam metni oku →

"Muhabbet-i İlâhiyenin tecellisinde ve o şarab-ı muhabbetten, herkes istidadına göre mesttir."

Sözler · s.1013 Tam metni oku →

"Hem dünyayı, ahiretin mezraası ve esma-i İlâhiyenin âyinesi ve Cenab-ı Hakkın mektubatı ve muvakkat bir misafirhanesi cihetinde sevmek, nefs-i emmare karışmamak şartıyla, Cenab-ı Hakka ait olur."

Sözler · s.1040 Tam metni oku →

"Kâinat kalbindeki ciddî aşk, bir Mâşuk-u Lâyezalîyi gösterir."

Sözler · s.1103 Tam metni oku →

"Kalb-i kâinattaki şu hakikî muhabbet ve aşk, bir Mahbub-u Ezelîyi gösterir."

Sözler · s.1103 Tam metni oku →

"Bu güzel âlemin bir Maliki bulunmaması muhal olduğu gibi, kendisini insanlara bildirip tarif etmemesi de muhaldir."

Mesnevî-i Nuriye · s.218 Tam metni oku →

"Malik-i Hakikînin rusül vasıtasıyla böyle yüksek, fakat gafil abdlerine kendisini bildirip tarif etmesi zarurîdir ki, o Malikin evamirine ve marziyatına vâkıf olsunlar."

Mesnevî-i Nuriye · s.218 Tam metni oku →

"İnsan için en mühim, âlî maksat, Cenab-ı Hakkın muhabbetine mazhar olmasıdır."

Lem'alar · s.183 Tam metni oku →

"Kalb-i insan, kâinatı içine alabilir ve o kadar muhabbet taşıyabilir."

Lem'alar · s.184 Tam metni oku →

"Hâlıkımızın Esma-i Hüsnasıyla ve Sıfât-ı Kudsiyesiyle, Onu kabiliyetimizin nispetinde tanımaya çalışabiliriz."

Şuâlar · s.229 Tam metni oku →

"Bir zerre kuvvet-i imaniyenin ziyadeleşmesi bir batman marifet ve kemalâttan daha kıymetlidir ve yüz ezvakın balından daha tatlıdır."

Şuâlar · s.262 Tam metni oku →

"Her şeyden evvel imanımızı taklitten tahkike çevirip kuvvetlendirmeliyiz."

Şuâlar · s.262 Tam metni oku →

"Nefsine olan muhabbeti icap ettiren nefsin sana olan kurbiyeti ise, Hâlıkına muhabbetin daha fazla olmalıdır. Çünkü, nefsinden O daha kariptir."

Mesnevî-i Nuriye · s.379 Tam metni oku →

"Ceberutiyet ve istiklâliyetin izzeti ve kendini sevdirmek ve tanıttırmak muhabbeti, gayre müsaade etmiyor ki, arada ibadullahın enzarını kendine celp eden ismî bir vasıta bulunsun."

Mesnevî-i Nuriye · s.293 Tam metni oku →

"Bu kadar elîm firak ve ayrılıklara maruz kalmakla çektiğin elemlerin sebebi ve kabahati sendedir. Çünkü o muhabbetleri gayr yerinde sarf ediyorsun."

Mesnevî-i Nuriye · s.338 Tam metni oku →
Kart hazırlanıyor…