"İnsan bu âleme ilim ve dua vasıtasıyla tekemmül etmek için gelmiştir."
"İnsan, nihayetsiz acziyle nihayetsiz beliyyata maruz ve hadsiz adânın hücumuna müptelâ; ve nihayetsiz fakrıyla beraber nihayetsiz hacata giriftar ve nihayetsiz metalibe muhtaç olduğundan, vazife-i asliye-i fıtriyesi, imandan sonra, duadır. Dua ise, esas-ı ubudiyettir."
"Her dua için cevap vermek var. fakat kabul etmek, hem ayn-ı matlûbu vermek, Cenab-ı Hakkın hikmetine tâbidir."
"Dua gibi hazine-i rahmetin anahtarı ve tükenmez bir kuvvetin medarı olan bir vesileyi elden bırakma. Ona yapış, âlâ-yı illiyyin-i insaniyete çık, Bir sultan gibi bütün kâinatın dualarını kendi duan içine al."
"Dua bir ubudiyettir. ubudiyet ise, semeratı uhreviyedir. Dünyevî maksatlar ise, o nevi dua ve ibadetin vakitleridir. o maksatlar, gayeleri değil."
"Cenab-ı Hak, Hakîm-i Mutlak, hâzır, nazır olduğu için, abdin duasına cevap verir."
"İnsan zaafını anlayıp, kàlen, hâlen, tavren dua etse ve aczini bilip istimdat eylese, o teshirin şükrünü eda ile beraber, matlûbuna öyle muvaffak olur."
"Dua ve tevekkül meyelân-ı hayra büyük bir kuvvet verdiği gibi, istiğfar ve tevbe dahi meyelân-ı şerri keser, tecavüzatını kırar."
"Dua edileceği vakit, istiğfar ile manevî temizlenmeli; sonra, makbul bir dua olan salâvat-ı şerifeyi şefaatçi gibi zikretmeli ve ahirde yine salâvat getirmeli. Çünkü, iki makbul duanın ortasında bir dua makbul olur."
"Dua bir sırr-ı azîm-i ubudiyettir. belki ubudiyetin ruhu hükmündedir."
"Esbabın içtimaı, müsebbebin icadına bir duadır."
"İçtima-ı esbap bir nevi duadır."
"Bütün kâinattan dergâh-ı İlâhiyeye çıkan, bir duadır. esbap olanlar, müsebbebatı Allah’tan isterler."
"Safî, halis kalbin lisanıyla ise, ekseriyet-i mutlaka ile makbuldür."
"Terakkiyat-ı beşeriyenin kısm-ı azamı ve keşfiyatları, bir nevi dua neticesidir."
"Havarik-ı medeniyet dedikleri şeyler ve keşfiyatlarına medar-ı iftihar zannettikleri emirler, manevî bir dua neticesidir."
"Duanın tesiri azîmdir. Hususan dua külliyet kesb ederek devam etse, netice vermesi galiptir, belki daimîdir."
"Dua eden adam bilir ki, birisi var ki onun sesini dinler, derdine derman yetiştirir, ona merhamet eder. Onun kudret eli herşeye yetişir."
"Eğer vermek istemeseydi, istemek vermezdi."
"Dua ubudiyetin ruhudur ve halis bir imanın neticesidir."
"Dualar, tevhid ve ibadetin esrarına numunedir. Tevhid ve ibadette lâzım olduğu gibi, dua eden kimse de, 'kalbinde dolaşan arzu ve isteklerini Cenab-ı Hak işitir.' deyip kadir olduğuna itikat etmelidir."
"Acz, nidanın madenidir. ihtiyaç duanın menbaıdır."
"Ferşten arşa, ezelden ebede kadar en geniş dairelerde insanın vazifesi, yalnız duadır."
"Her şey Cenab-ı Hakkı tesbih ettiği gibi lisanıyla, ihtiyacıyla, istidadıyla dahi Allah’a dua eder."
"Dua bir ibadettir. İbadetin semeresi ahirette görünür. Dünyevî maksatlar ise, namaz vakitleri gibi, dualar ibadeti için birer vakittirler. duaların semeresi değillerdir."
"Zikir ve duadan maksat sevaptır ve merhamet-i İlâhiyeyi celp etmektir."
"Zikrin tekrarı kalbi tenvir eder. duanın tekrarı bir takrirdir."
"Cenab-ı Hak insana hadsiz bir acz ve nihayetsiz bir zaaf vermiş, tâ ki daimî bir surette dergâh-ı İlâhiyeye iltica edip niyaz etsin, dua etsin."