Bediüzzaman Said Nursî'nin Risale-i Nur Külliyatı'nda YAĞMUR konusuyla ilgili bölümler, atıflar ve Kur'ân âyetleri.
Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Âyetler
Konu adının geçtiği âyetler
"Yahut (onların durumu), gökten boşanan, içinde karanlıklar, gök gürlemesi ve şimşek(ler) bulunan bir yağmur(a tutulmuşun hali) gibidir. Yıldırımlardan ölmek korkusuyla parmaklarını kulaklarına tıkarlar. Oysa Allah, inkârcıları tamamen kuşatmıştır."
Bakara Sûresi, 19. Âyet
"Allah'ın rızasını aramak, kendilerini veya kendilerinden bir kısmını Allah yolunda sabit kılmak için mallarını Allah yolunda harcayanların hâli ise, bir tepedeki güzel bir bahçenin hâline benzer ki, ona kuvvetli bir sağnak düşmüş de yemişlerini iki kat vermiştir. Böyle bir bahçeye yağmur düşmese bile mutlaka bir çisenti vardır. Allah, yaptıklarınızı görür."
Bakara Sûresi, 265. Âyet
"Sen onların aralarında bulunup da onlara namaz kıldırdığında içlerinden bir kısmı seninle beraber namaza dursun. Silahlarını da yanlarına alsınlar. Bunlar secdeye vardıklarında diğer bir kısmı arkanızda beklesin. Sonra o namaz kılmamış olan diğer kısım gelsin seninle beraber kılsınlar ve ihtiyatlı bulunsunlar, silahlarını yanlarına alsınlar. Kâfirler arzu ederler ki, silahlarınızdan ve eşyanızdan bir gafil olsanız da size ani bir baskın yapsalar. Eğer size yağmur gibi bir eziyet erişir veya hasta olursanız silahlarınızı bırakmanızda bir vebal yoktur. Bununla beraber ihtiyatı elden bırakmayın. Kuşkusuz Allah kâfirlere alçaltıcı bir azap hazırlamıştır."
Nisâ Sûresi, 102. Âyet
"Kendilerinden önce nice nesilleri helak ettiğimizi görmediler mi? Yeryüzünde size vermediğimiz imkanları onlara vermiştik. Onlara gökten bol bol yağmur indirmiş, altlarından ırmaklar akıtmıştık. Fakat onları günahlarından dolayı helak ettik. Ve kendilerinden sonra başka bir nesil yarattık."
En'âm Sûresi, 6. Âyet
"Rahmetinin önünde müjdeci olarak rüzgarları gönderen O'dur. O rüzgarlar, yağmur yüklü bulutları yüklenince, onu kurak bir memlekete gönderir, sonra onunla yağmur yağdırır ve onunla her çeşit ürünü yetiştiririz. İşte Biz, ölüleri de böyle diriltiriz. Gerekir ki düşünür, ibret alırsınız."
A'râf Sûresi, 57. Âyet
"Ve üzerlerine bir (azab) yağmuru yağdırdık. Bak ki günahkârların sonu nasıl oldu!"
A'râf Sûresi, 84. Âyet
"O sırada size, yine katından bir güven ve esenlik olmak üzere bir uyku sardırıyordu, sizi temizlemek, şeytanın vesvesesini sizden gidermek, yüreklerinize kuvvet vermek ve ayaklarınızı sağlam durdurmak için gökten üzerinize yağmur indiriyordu."
Enfâl Sûresi, 11. Âyet
"Size korku ve ümit içinde şimşeği gösteren ve o yağmur yüklü bulutları meydana getiren O'dur."
Ra'd Sûresi, 12. Âyet
"Gökten uygun bir ölçüde yağmur indirip onu yerde durgunlaştırdık. Bizim onu gidermeye de elbet gücümüz yeter."
Mü'minûn Sûresi, 18. Âyet
"Böylece onun (yağmurun) sayesinde sizin yararınıza hurma bahçeleri ve üzüm bağları meydana getirdik ki, bunlarda sizin için bir çok meyveler vardır ve siz onlardan yersiniz."
Mü'minûn Sûresi, 19. Âyet
"Görmez misin ki Allah bulutları (dilediği yere) sürüklüyor; sonra onları biraraya getirip üstüste yığıyor. İşte görüyorsun ki bunlar arasında yağmur çıkıyor. O, gökten, sanki oradaki dağlardan da dolu indirir. Artık onu dilediğine isabet ettirir; dilediğinden de onu uzak tutar; bu bulutlardan çıkan şimşeğin parıltısı nerdeyse gözleri alır!"
Nûr Sûresi, 43. Âyet
"(Resulüm!) Andolsun ki, (bu Mekke'li putperestler), bela ve fenalık yağmuruna tutulmuş olan beldeye uğramışlardır. Peki onu da görmüyorlar mıydı? Hayır! Onlar öldükten sonra dirilmeyi ummamaktadırlar."
Furkan Sûresi, 40. Âyet
"Ve üzerlerine öyle bir yağmur yağdırdık ki, (uyarılanların) o yağmuru ne kötü bir yağmurdu!"
Şuarâ Sûresi, 173. Âyet
"Onların üzerlerine öyle bir yağmur indirdik ki, ne kötü idi uyarılanların yağmuru!"
Neml Sûresi, 58. Âyet
"(Onlar mı hayırlı) yoksa, karanın ve denizin karanlıkları içinde size yolu bulduran, rahmetinin (yağmurun) önünde rüzgarları müjdeci olarak gönderen mi? Allah'ın yanında başka bir ilâh mı var? Allah onların koştukları ortaklardan çok yücedir, münezzehtir."
Neml Sûresi, 63. Âyet
"Allah O'dur ki, rüzgarları gönderir de bir bulut savururlar. Derken onu gökyüzünde nasıl dilerse öyle serer, parça parça da eder. Derken yağmuru görürsün, aralarından çıkar. Derken onu kullarından kimlere diliyorsa döküverdi mi derhal yüzleri güler."
Rûm Sûresi, 48. Âyet
"Halbuki onlar, daha önce üzerlerine yağmur indirilmeden evvel ümidi kesmişlerdi."
Rûm Sûresi, 49. Âyet
"Şüphesiz ki, kıyamet saatinin bilgisi Allah yanındadır. Yağmuru O yağdırır, rahimlerde ne varsa (erkek veya dişi oluşunu, renk ve özelliklerini) O bilir. Hiçbir kimse yarın ne kazanacağını bilmez. Hiçbir kimse hangi yerde öleceğini de bilemez. Şüphesiz ki Allah her şeyi hakkıyla bilir, her şeyden haberdardır."
Lokman Sûresi, 34. Âyet
"İnsanlar ümitlerini kestikten sonra yağmuru indiren ve rahmetini her tarafa yayan O'dur. Övülmeye layık olan gerçek dost O'dur."
Şûrâ Sûresi, 28. Âyet
"Gece ile gündüzün değişmesinde ve Allah'ın gökten bir rızık sebebi olan yağmuru indirip de onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltmesinde ve rüzgârları yönlendirmesinde aklını kullanan bir topluluk için nice deliller vardır."
Câsiye Sûresi, 5. Âyet
"O azabı, vadilerine doğru yayılan bir bulut halinde gördükleri zaman: "Bu bize yağmur yağdıracak yaygın bir buluttur." dediler. Hud ise: "O sizin acele gelmesini istediğiniz şeydir. O bir rüzgârdır ki, içerisinde acı bir azab vardır."
Ahkaf Sûresi, 24. Âyet
"Biliniz ki dünya hayatı bir oyun, bir eğlence, bir süs ve kendi aranızda övünme, mal ve evlat çoğaltma yarışından ibarettir. Bu, tıpkı bir yağmura benzer ki; bitirdiği ot, ekincilerin hoşuna gider, sonra kurur, onu sapsarı görürsün, sonra çerçöp olur. Ahirette ise çetin bir azab; Allah'tan mağfiret ve rıza vardır. Dünya hayatı, aldatıcı bir zevkten başka bir şey değildir."
Hadîd Sûresi, 20. Âyet
""Üzerinize gökten bol yağmur yağdırsın.""
Nûh Sûresi, 11. Âyet
Anlamca ilgili âyetler
"Fışkıran sular."
Vâkıa Sûresi, 31. Âyet
"Gök yarıldığı zaman,"
Mürselât Sûresi, 9. Âyet
"Gök yarıldığı,"
İnşikak Sûresi, 1. Âyet
"O, dökülen erlik suyundan bir damla (sperm) değil miydi?"
Kıyâmet Sûresi, 37. Âyet
"Dağılıp toz duman haline geldiği"
Vâkıa Sûresi, 6. Âyet
"Yâsîn."
Yâsîn Sûresi, 1. Âyet
"Gök sıyrılıp açıldığında,"
Tekvîr Sûresi, 11. Âyet
"Ay tutulur,"
Kıyâmet Sûresi, 8. Âyet
"(Biz ona): "Ayağını yere vur! İşte sana yıkanılacak ve içilecek soğuk bir su" dedik."
Sâd Sûresi, 42. Âyet
"İşte o, öksüzü iter, kakar."
Mâûn Sûresi, 2. Âyet
Risale-i Nur'da Geçtiği Yerler
Yağmurun ne zaman yağdırılacağı önceden bilinebilir mi ? suali
Lem'alar · s.277
Sh.’daki 1.p.'dan İtibaren
Yağmur duasına dair
Emirdağ Lâhikası · ≈s.40
14. Mektup
Barla Lâhikası · ≈s.276
144. Mektup
Kastamonu Lâhikası · s.341
Sh.'daki 2 ve 3.p