Bediüzzaman Said Nursî'nin Risale-i Nur Külliyatı'nda VAHİY konusuyla ilgili bölümler, atıflar ve Kur'ân âyetleri.
Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Âyetler
Konu adının geçtiği âyetler
"Ne kadar çirkindir o uğruna kendilerini sattıkları şey ki; Allah'ın kullarından dilediğine kendi lütuf ve kereminden vahiy indirmesine kafa tutarak, Allah ne indirdiyse hepsini inkâr ettiler. İşte bu yüzden de gazap üstüne gazaba uğradılar. Can yakıcı azap asıl kâfirler içindir."
Bakara Sûresi, 90. Âyet
"Onlara, "Allah ne indirdiyse ona iman edin." denildiği zaman, onlar "Biz kendimize indirilene iman ederiz." derler ve ondan başkasını inkâr ederler. Oysa yanlarındaki Tevrat'ı tasdik eden gerçek vahiy odur. Onlara de ki; "Peki madem gerçek mümin sizsiniz de ne diye daha önce Allah'ın peygamberlerini öldürüyordunuz?"
Bakara Sûresi, 91. Âyet
"Söyle; her kim Cebrail'e düşman ise iyi bilsin ki, Kur'ân'ı senin kalbine Allah'ın izniyle kendinden önceki vahiyleri onaylayıcı, müminlere hidayet ve müjde kaynağı olmak üzere o indirdi."
Bakara Sûresi, 97. Âyet
"Sen onların milletlerine tabi olmadıkça ne yahudiler, ne de hıristiyanlar senden asla hoşnud ve razı olmayacaklar. De ki, gerçekten de Allah'ın hidayeti, hidayetin ta kendisidir. Şânım hakkı için, sana vahiyle gelen bu kadar bilgiden sonra, kalkıp da onların arzu ve heveslerine uyacak olursan, sana Allah'dan ne bir dost bulunur, ne de bir yardımcı."
Bakara Sûresi, 120. Âyet
"İşte bunlar gayb haberlerindendir. Bunları sana vahiyle bildiriyoruz. Bundan önce bunları ne sen bilirdin, ne de kavmin. O halde sabret, akıbet muhakkak muttakilerindir."
Hûd Sûresi, 49. Âyet
"İşte bu, sana vahiyle bildirdiğimiz gayb haberlerindendir. Yoksa onlar yapacaklarına karar verip mekir (oyun) yaparlarken sen yanlarında değildin."
Yûsuf Sûresi, 102. Âyet
"Senden önce gönderdiğimiz peygamberler de o memleketlerin halkındandı, onlar da kendilerine vahiy verdiğimiz birtakım erkeklerden başkası değillerdi. Şimdi o yerlerde şöyle bir gezip görmediler mi? Kendilerinden önce gelip geçenlerin akıbetlerinin nasıl olduğuna bir baksalar ya!... Elbette ahiret yurdu müttakiler için daha hayırlıdır. Hâlâ aklınızı başınıza toplamayacak mısınız?"
Yûsuf Sûresi, 109. Âyet
"Bir de kendilerine kitap verdiklerimiz, sana indirilen (vahiy) le sevinç duyuyorlar. Bununla beraber hizipleşenlerden, âyetlerin bir kısmını inkâr edenler de vardır. De ki: "Ben ancak Allah'a kulluk etmekle ve O'na şirk koşmamakla emrolundum. Ben O'na davet ediyorum, dönüşüm de O'nadır.""
Ra'd Sûresi, 36. Âyet
"Ve işte biz o Kur'ân'ı Arapça bir hüküm olarak indirdik. Yemin olsun ki, eğer sen, sana vahiyle gelen bu bilgiden sonra onların keyiflerine uyacak olursan, sana Allah'dan ne bir dost vardır, ne de bir koruyucu."
Ra'd Sûresi, 37. Âyet
"Kendi emrinden ruh (vahiy) ile melekleri, kullarından dilediği peygamberlere indirip şu gerçeği insanlara bildirin, buyuruyor: Benden başka hiçbir ilâh yoktur. Ancak benden korkun."
Nahl Sûresi, 2. Âyet
"Hükmü her yerde geçerli gerçek hükümdar olan Allah yücedir. (Ey Muhammed!) Kur'ân sana vahyedilirken, vahiy bitmeden önce (unutma korkusu ile) Kur'ân'ı okumada acele etme; "Rabbim! benim ilmimi artır" de."
Tâhâ Sûresi, 114. Âyet
"De ki: "Ben sizi ancak vahiyle korkutup uyarıyorum," uyarıldıkları zaman sağırlar çağrıyı duymazlar."
Enbiyâ Sûresi, 45. Âyet
"De ki: "Eğer ben yanılırsam, yalnız kendi adıma yanılırım. Ve eğer hidayeti bulmuşsam, bilinmeli ki Rabbimin bana vahiy vermesiyledir. Çünkü O, yakındır, işitir, işittirir.""
Sebe' Sûresi, 50. Âyet
"Allah bir insanla ancak vahiy yoluyla veya perde arkasından konuşur. Yahut da bir elçi gönderir de izniyle ona dilediğini vahyeder. Şüphesiz ki O çok yücedir, hüküm ve hikmet sahibidir."
Şûrâ Sûresi, 51. Âyet
Anlamca ilgili âyetler
"Ay tutulur,"
Kıyâmet Sûresi, 8. Âyet
"Hâ Mîm."
Mü'min Sûresi, 1. Âyet
"Hâ Mîm."
Fussilet Sûresi, 1. Âyet
"Yâsîn."
Yâsîn Sûresi, 1. Âyet
"Cennetime gir."
Fecr Sûresi, 30. Âyet
"Yakınlığı olan bir yetime,"
Beled Sûresi, 15. Âyet
"Usulcacık çekenlere,"
Nâziât Sûresi, 2. Âyet
"Çoğu önceki ümmetlerden,"
Vâkıa Sûresi, 13. Âyet
"Konulmuş kadehler,"
Gâşiye Sûresi, 14. Âyet
"Yaydıkça yayanlara,"
Mürselât Sûresi, 3. Âyet
Risale-i Nur'da Geçtiği Yerler
Vahiy ve kısımları hakkındadır
Mektubat · s.158
İkinci Esas
Şuâlar · s.197
Sh.'daki 2.p.’dan İtibaren ( s.212’ye kadar )
Vahiy ile ilham arasındaki farklar hakkında
Şuâlar · s.200
Sh.'daki 1.p.’dan İtibaren
Mektubat · s.757
Sh.'daki 2.p