Bediüzzaman Said Nursî'nin Risale-i Nur Külliyatı'nda RIZIK konusuyla ilgili bölümler, atıflar ve Kur'ân âyetleri.
Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Âyetler
Konu adının geçtiği âyetler
"Onlar ki gaybe iman edip namazı dürüst kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan (Allah yolunda) harcarlar."
Bakara Sûresi, 3. Âyet
"O (Rabb) ki yeri sizin için bir döşek, göğü de bir bina yaptı. Gökten su indirdi, onunla size rızık olarak çeşitli ürünler çıkardı. Öyleyse siz de, bile bile, Allah'a eşler koşmayın."
Bakara Sûresi, 22. Âyet
"İnanıp yararlı işler yapanlara, altlarından ırmaklar akan cennetlerin kendilerine ait olduğunu müjdele! Onlardaki herhangi bir meyveden rızıklandırıldıklarında: "Bu daha önce de rızıklandığımız şeydir" derler ve o rızık birbirinin benzeri olmak üzere, kendilerine sunulacak. Orada çok temiz zevceler de onların. Hem onlar orada ebedî kalacaklar."
Bakara Sûresi, 25. Âyet
"Ve üstünüze o bulutu gölge yaptık, ve size ihsan ettiğimiz hoş rızıklardan yiyin, diye üzerinize kudret helvası ve bıldırcın indirdik. Onlar, bize zulmetmediler, lakin kendi nefislerine zulmediyorlardı."
Bakara Sûresi, 57. Âyet
"Ve o vakit İbrahim "Ey Rabbim, burasını güvenli bir belde kıl, halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri çeşitli meyvalarla rızıklandır" diye yalvardı. Allah buyurdu ki: "küfredeni dahi rızıklandırır da hayattan biraz nasip aldırırım, sonra da onu ateş azabına uğratırım ki, orası ne yaman bir duraktır!""
Bakara Sûresi, 126. Âyet
"Ey iman edenler! Size kısmet ettiğimiz rızıkların hoş ve temiz olanlarından yiyin ve Allah'a şükredin, eğer yalnız O'na kulluk ediyorsanız."
Bakara Sûresi, 172. Âyet
"Dünya hayatı, inkar edenler için bezendi. (Onlar), iman edenlerle eğleniyorlar. Halbuki takva sahibi olan o müminler, kıyamet günü onların üstündedir. Allah dilediğine hesapsız rızık verir."
Bakara Sûresi, 212. Âyet
"Ey iman edenler! Kendisinde hiçbir alış verişin, hiçbir dostluğun ve hiçbir şefaatin bulunmadığı bir gün gelmeden önce, size verdiğimiz rızıklardan Allah yolunda harcayın. Kâfirlere gelince, onlar zalimlerdir."
Bakara Sûresi, 254. Âyet
"Geceyi gündüzün içine sokarsın, gündüzü gecenin içine sokarsın; ölüden diri çıkarırsın, diriden ölü çıkarırsın. Dilediğine de hesapsız rızık verirsin."
Âl-i İmrân Sûresi, 27. Âyet
"Bunun üzerine Rabbi onu güzel bir şekilde kabul buyurdu ve onu güzel bir bitki gibi yetiştirdi ve Zekeriyya'nın himayesine verdi. Zekeriyya ne zaman kızın bulunduğu mihraba girse, onun yanında yeni bir yiyecek bulurdu. "Meryem! Bu sana nereden geldi?" deyince, o da: "Bu, Allah katındandır." derdi. Şüphesiz Allah, dilediğine hesapsız rızık verir."
Âl-i İmrân Sûresi, 37. Âyet
"Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma. Bilakis onlar diridirler, Rab'leri katında rızıklanmaktadırlar."
Âl-i İmrân Sûresi, 169. Âyet
"Bunlar, Allah'a ve ahiret gününe iman etselerdi ve Allah'ın verdiği rızıktan gösterişsiz harcasalardı kendilerine ne zarar gelirdi? Allah onların söz ve işlerini çok iyi bilendir."
Nisâ Sûresi, 39. Âyet
"Allah'ın size verdiği rızıklardan helal ve temiz olarak yeyin ve inandığınız Allah'tan korkun."
Mâide Sûresi, 88. Âyet
"Meryemoğlu İsa da: "Allah'ım, Rabbımız, bizim üzerimize gökten bir sofra indir ki, bizim için, önce ve sonra gelenlerimiz için bir bayram ve senden bir mucize olsun. Bizi rızıklandır, sen rızık verenlerin en hayırlısısın!" dedi."
Mâide Sûresi, 114. Âyet
"Hayvanlardan da (çeşit çeşit yarattı). Kimi yük taşır, kiminin yününden döşek yapılır. Allah'ın size verdiği rızıktan yiyin ve şeytanın adımlarına uymayın (peşinden gitmeyin); çünkü o, sizin için apaçık bir düşmandır."
En'âm Sûresi, 142. Âyet
"De ki: "Allah'ın kulları için çıkardığı zinetleri ve tertemiz rızıkları kim haram kılmış?" De ki: "Bunlar, bu dünya hayatında inananlar içindir, kıyamet gününde de yalnız onlara mahsustur". İşte böylece biz âyetleri bilen bir topluluğa uzun uzun açıklıyoruz."
A'râf Sûresi, 32. Âyet
"Cehennemdekiler, cennettekilere: "Bize biraz su akıtın veya Allah'ın size verdiği rızıktan bize de verin." diye seslenirler. Cennettekiler de: "Allah, bunların ikisini de kâfirlere haram kıldı." derler."
A'râf Sûresi, 50. Âyet
"Biz onları oniki kabileye, o kadar ümmete ayırdık. Ve kavmi kendisinden su istediği zaman Musa'ya, elindeki asâ ile taşa vur, diye vahyettik, vurunca hemen o taştan oniki pınar akmaya başladı. Halkın her biri su alacağı yeri iyice öğrendi. Bulutu da üzerlerine gönderdik, gölgeledik. Onlara kudret helvası ve bıldırcın indirdik. Size rızık olarak ihsan ettiğimiz nimetlerin temizinden yiyiniz, dedik. Onlar zulmü bize yapmadılar, lakin kendi kendilerine zulmediyorlardı."
A'râf Sûresi, 160. Âyet
"Onlar ki, namazı gereği gibi kılarlar ve kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden Allah yoluna harcarlar."
Enfâl Sûresi, 3. Âyet
"İşte gerçekten mümin olanlar onlardır. Onlara Rablerinin katında dereceler vardır, bağışlanma ve değerli rızık vardır."
Enfâl Sûresi, 4. Âyet
"Düşünün ve hatırlayın o zamanları ki, hani bir vakitler siz yeryüzünde güçsüzdünüz, hor görülen bir azınlıktınız. İnsanların sizi hırpalamasından korkuyordunuz, öyle iken O, sizi barındırdı ve sizi yardımıyla destekleyip güçlendirdi ve şükretmeniz için temizlerinden rızık verdi."
Enfâl Sûresi, 26. Âyet
"O kimseler ki, iman ettiler, hicret ettiler ve Allah yolunda cihada katıldılar, bir kısımları da onları barındırıp yer, yurt sahibi yaptılar ve yardıma koştular, işte bunlar hakkıyla mümin olanlardır. Bunlara bir mağfiret ve cömertçe bir rızık vardır."
Enfâl Sûresi, 74. Âyet
"De ki, "size gökten ve yerden kim rızık veriyor? O, kulaklara ve gözlere hükmeden kim? Ölüden diriyi, diriden ölüyü çıkaran kim? İşleri idare eden kim?" Hemen "Allah'dır" diyecekler. De ki, "O halde Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?""
Yûnus Sûresi, 31. Âyet
"De ki, "Baksanıza, Allah sizin için nice rızıklar indirdi, siz onlardan bir kısmını haram, bir kısmını helâl yaptınız". De ki, "Size Allah mı izin verdi, yoksa siz Allah'a iftira mı ediyorsunuz?""
Yûnus Sûresi, 59. Âyet
"Gerçekten İsrailoğulları'nı çok güzel bir yurda yerleştirdik ve onlara hoş nimetlerden rızıklar verdik. Anlaşmazlığa düşmeleri de kendilerine ilim geldikten sonra oldu. Şüphe yok ki, Rabbin, o anlaşmazlığa düştükleri konularda kıyamet günü aralarında hüküm verecektir."
Yûnus Sûresi, 93. Âyet
"Şu'ayb dedi ki: "Ey kavmim! Şayet ben Rabbimden ispat edici bir delil üzerinde bulunuyorsam ve şayet bana, O kendi katından güzel bir rızık ihsan etmişse, söyleyin bakalım ben ne yapmalıyım? Ben size karşı çıkmakla sizi menettiğim şeylere kendim düşmek istemiyorum. Ben sadece gücümün yettiği kadar ıslah etmeye çalışıyorum. Muvaffakiyetim de ancak Allah'ın yardımı ile olacaktır. Ben yalnızca O'na dayandım ve ancak O'na döneceğim.""
Hûd Sûresi, 88. Âyet
"Rablerinin rızasını kazanmak arzusuyla sabrederler ve namazı dosdoğru kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıklardan gizli ve açıkça Allah yolunda harcarlar ve çirkinlikleri güzelliklerle yok ederler. İşte bunlar, bu hayatın akibeti kendilerinin olacak olanlardır."
Ra'd Sûresi, 22. Âyet
"(Ey Muhammed!) İman eden kullarıma söyle: "Namazı dosdoğru kılsınlar, alışveriş ve dostluğun olmadığı bir günün gelmesinden önce, kendilerine verdiğimiz rızıktan açık ve gizli (Allah için) harcasınlar.""
İbrâhim Sûresi, 31. Âyet
"Allah öyle bir Allah'tır ki; gökleri ve yeri yarattı, gökten su indirdi, onunla size rızık olarak çeşitli meyveler çıkardı; emri gereğince denizde yüzüp gitmeleri için gemileri emrinize verdi, ırmakları da emrinize verdi."
İbrâhim Sûresi, 32. Âyet
""Rabbimiz! Ben çocuklarımdan bir kısmını namazı dosdoğru kılmaları için, senin Beyti Haram'ının yanında, ekinsiz bir vadiye yerleştirdim. Artık sen de insanlardan bir kısmını onlara meylettir. Ve onları bazı meyvelerle rızıklandır ki şükretsinler."
İbrâhim Sûresi, 37. Âyet
Anlamca ilgili âyetler
"Ay tutulur,"
Kıyâmet Sûresi, 8. Âyet
"Hâ Mîm."
Fussilet Sûresi, 1. Âyet
"Hâ Mîm."
Mü'min Sûresi, 1. Âyet
"Yâsîn."
Yâsîn Sûresi, 1. Âyet
"Büküp devirenlere,"
Mürselât Sûresi, 2. Âyet
"Cennetime gir."
Fecr Sûresi, 30. Âyet
"Konulmuş kadehler,"
Gâşiye Sûresi, 14. Âyet
"Yaydıkça yayanlara,"
Mürselât Sûresi, 3. Âyet
"Ey örtüsüne bürünen (Peygamber)!"
Müddessir Sûresi, 1. Âyet
"Usulcacık çekenlere,"
Nâziât Sûresi, 2. Âyet
Risale-i Nur'da Geçtiği Yerler
Rızık endişesine kapılma hakkında
Mektubat · s.707
Üçüncü Desise-i Şeytaniye
Rahimiyet ve Rezzakiyet hakikatine dair
Şuâlar · s.272
Dördüncü Hakikat
Şuâlar · s.1004
Yedinci ve Sekizinci Deliller
Rızık ikidir.
Lem'alar · s.355
Sh.’daki Son p.'dan İtibaren
Mesnevî-i Nuriye · s.115
Sh.'daki Nükte
Helal olan rızık; iktidara göre değil, iftikara göre verilir
Lem'alar · s.361
Hırsın İkinci Neticesi
Sözler · s.105
Sh.'daki Son p.'dan İtibaren
Rızkı sebeplere dayandırma hakkında
Mesnevî-i Nuriye · s.333
Sh.'daki Son İ'lem
Rızıksızlıktan ölmek yoktur
Lem'alar · s.191
Birinci ve İkinci Noktalar
Açlık ve kıtlık mes'elesine dair bölümler
Kastamonu Lâhikası · s.188
89. Mektup
Kastamonu Lâhikası · s.134
Sh.'daki Son p.
Kastamonu Lâhikası · s.212
Sh.'daki Son p.
Kastamonu Lâhikası · s.258
İkinci Sebep
Kastamonu Lâhikası · s.270
İkinci Nokta
Kastamonu Lâhikası · s.276
Sh.'daki Son p.
Kastamonu Lâhikası · s.281
Sh.'daki 1, 2 ve 3.p.
Kastamonu Lâhikası · s.287
Sh.'daki Son p.
Kastamonu Lâhikası · s.298
Sh.'daki "Evvela"