Bediüzzaman Said Nursî'nin Risale-i Nur Külliyatı'nda ALLAH ( c.c ) konusuyla ilgili bölümler, atıflar ve Kur'ân âyetleri.
Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Âyetler
Konu adının geçtiği âyetler
"Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın ismiyle."
Fâtiha Sûresi, 1. Âyet
"O, din gününün maliki Allah'ın."
Fâtiha Sûresi, 4. Âyet
"Onlar ki gaybe iman edip namazı dürüst kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan (Allah yolunda) harcarlar."
Bakara Sûresi, 3. Âyet
"Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Gözlerinin üzerinde bir de perde vardır. Ve büyük azab onlaradır."
Bakara Sûresi, 7. Âyet
"İnsanlardan öyleleri de vardır ki, inanmadıkları halde, "Allah'a ve ahiret gününe inandık." derler."
Bakara Sûresi, 8. Âyet
"Allah'ı ve müminleri aldatmaya çalışırlar. Halbuki sırf kendilerini aldatırlar da farkına varmazlar."
Bakara Sûresi, 9. Âyet
"Kalplerinde hastalık vardır. Allah da onların hastalığını arttırmıştır. Yalan söylemelerine karşılık onlara elem verici bir azab vardır."
Bakara Sûresi, 10. Âyet
"(Asıl) Allah onlarla alay eder ve taşkınlıkları içinde serserice dolaşmalarına mühlet verir."
Bakara Sûresi, 15. Âyet
"Onların durumu, bir ateş yakanın durumu gibidir. (Ateş) çevresini aydınlatır aydınlatmaz Allah onların (gözlerinin) nurlarını giderdi ve onları karanlıklar içinde bıraktı, artık görmezler."
Bakara Sûresi, 17. Âyet
"Yahut (onların durumu), gökten boşanan, içinde karanlıklar, gök gürlemesi ve şimşek(ler) bulunan bir yağmur(a tutulmuşun hali) gibidir. Yıldırımlardan ölmek korkusuyla parmaklarını kulaklarına tıkarlar. Oysa Allah, inkârcıları tamamen kuşatmıştır."
Bakara Sûresi, 19. Âyet
"O şimşek nerdeyse gözlerini (n nûrunu) kapıverecek. Önlerini aydınlattımı ışığında yürürler, karanlık üzerlerine çöktümü de dikilip kalırlar. Allah dilemiş olsaydı işitmelerini, görmelerini de alıverirdi. Şüphesiz Allah her şeye kâdirdir."
Bakara Sûresi, 20. Âyet
"Ey insanlar! Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabb'inize kulluk edin ki (Allah'ın) azabından korunasınız."
Bakara Sûresi, 21. Âyet
"O (Rabb) ki yeri sizin için bir döşek, göğü de bir bina yaptı. Gökten su indirdi, onunla size rızık olarak çeşitli ürünler çıkardı. Öyleyse siz de, bile bile, Allah'a eşler koşmayın."
Bakara Sûresi, 22. Âyet
"Eğer kulumuz (Muhammed)a indirdiğimiz (Kur'ân)den şüphe içinde iseniz, haydi onun gibi bir sûre getirin, Allah'tan başka güvendiklerinizin hepsini çağırın; eğer doğru iseniz."
Bakara Sûresi, 23. Âyet
"Muhakkak ki Allah bir sivri sineği, hatta daha üstününü misal getirmekten çekinmez. İman edenler bilirler ki, o şüphesiz haktır, Rabb'lerındandır. Ama küfre saplananlar: "Allah böyle bir misal ile ne demek istedi?" derler. Allah onunla birçoklarını şaşırtır, yine onunla birçoklarını yola getirir. Onunla ancak o fasıkları şaşırtır."
Bakara Sûresi, 26. Âyet
"Onlar ki, söz verip andlaştıktan sonra Allah'a verdikleri sözü bozarlar. Allah'ın birleştirmesini emrettiği şeyi (iman ve akrabalık bağlarını) keserler ve yeryüzünde bozgunculuk yaparlar. İşte zarara uğrayanlar onlardır."
Bakara Sûresi, 27. Âyet
"Allah'ı nasıl inkâr edersiniz ki, ölü idiniz sizleri diriltti. Sonra sizleri yine öldürecek, sonra yine diriltecek, sonra da döndürülüp ona götürüleceksiniz."
Bakara Sûresi, 28. Âyet
"(Allah): "Ey Âdem, bunlara onları isimleriyle haber ver." dedi. Bu emir üzerine Âdem onlara isimleriyle onları haber verince, (Allah): "Ben size, ben göklerin ve yerin gayblarını bilirim, sizin açıkladığınızı da, içinizde gizlediğinizi de bilirim" dememiş miydim?" dedi."
Bakara Sûresi, 33. Âyet
"Bir de sabırla, namazla yardım isteyin. Şüphesiz bu, (Allah'a) saygılı olanlardan başkasına ağır gelir."
Bakara Sûresi, 45. Âyet
"Hani bir zamanlar "Ey Musa biz Allah'ı açıkça görmedikçe senin sözünle asla inanmayacağız." demiştiniz de bunun üzerine sizi yıldırım çarpmıştı ve siz de bakakalmıştınız."
Bakara Sûresi, 55. Âyet
"Hani bir zamanlar Musa, kavmi için su istemişti, biz de "asanla taşa vur!" demiştik, bunun üzerine o taştan on iki pınar fışkırmıştı. Her kısım insan kendi su alacağı yeri bildi. Allah'ın rızkından yiyin ve için de bozgunculuk ve saldırganlık yaparak yeryüzünü fesada vermeyin."
Bakara Sûresi, 60. Âyet
"Hani bir zamanlar, "Ey Musa, biz tek çeşit yemeğe asla katlanamayacağız, yeter artık bizim için Rabbine dua et de bize yerin yetiştirdiği şeylerden; sebzesinden, kabağından, sarmısağından, mercimeğinden ve soğanından çıkarsın." dediniz. O da size "O üstün olanı daha aşağı olanla değiştirmek mi istiyorsunuz? Bir kasabaya konaklayın o vakit istediğiniz elbette olacaktır." dedi. Üzerlerine zillet ve meskenet damgası vuruldu ve nihayet Allah'dan bir gazaba uğradılar. Evet öyle oldu, çünkü Allah'ın âyetlerini inkâr ediyorlar ve haksız yere peygamberleri öldürüyorlardı. Evet öyle oldu, çünkü isyana dalıyorlar ve aşırı gidiyorlardı."
Bakara Sûresi, 61. Âyet
"Şüphe yok ki, iman edenler, yahudiler, hıristiyanlar ve sabiîler, bunlardan her kim Allah'a ve ahiret gününe gerçekten iman eder ve salih amel işlerse elbette Rabbleri katında bunların ecirleri vardır, bunlara bir korku yoktur, bunlar mahzun da olacak değillerdir."
Bakara Sûresi, 62. Âyet
"Sonra verdiğiniz sözün arkasından yüz çevirdiniz, eğer üzerinizde Allah'ın lütfu ve rahmeti olmasa idi herhalde zarara uğrayanlardan olurdunuz."
Bakara Sûresi, 64. Âyet
"Hani bir zamanlar Musa kavmine demişti ki Allah, size bir bakara (sığır) boğazlamanızı emrediyor. Onlar da "ayol sen bizimle eğleniyor, alay mı ediyorsun?" dediler. Musa da: "Böyle cahillerden biri olmaktan Allah'a sığınırım." dedi."
Bakara Sûresi, 67. Âyet
"Onlar, "Bizim için Rabbine dua et, o nedir bize iyice açıklasın, çünkü o bize biraz karışık geldi, bununla beraber Allah dilerse onu elbette buluruz." dediler."
Bakara Sûresi, 70. Âyet
"Hani bir zamanlar siz bir adam öldürmüştünüz de onun hakkında birbirinizle atışmış ve onu üstünüzden atmıştınız, halbuki Allah, saklamış olduğunuzu açığa çıkaracaktı."
Bakara Sûresi, 72. Âyet
"İşte bundan dolayı, o sığırın bir parçası ile o ölüye vurun, dedik. Allah ölüleri işte böyle diriltir ve size âyetlerini gösterir, belki aklınızı başınıza toplarsınız."
Bakara Sûresi, 73. Âyet
"Sonra bunun arkasından yine kalbleriniz katılaştı, şimdi de taş gibi, ya da taştan da beter hale geldi. Çünkü taşlardan öylesi var ki; içinden nehirler kaynıyor, yine öylesi var ki, çatlıyor da bağrından sular fışkırıyor, öylesi de var ki, Allah korkusundan yerlerde yuvarlanıyor... Ve sizin neler yaptığınızdan Allah gafil değildir."
Bakara Sûresi, 74. Âyet
"Şimdi bunların, size hemen inanacaklarını ümit mi ediyorsunuz? Halbuki bunlardan bir grup vardı ki, Allah'ın kelâmını işitirlerdi de sonra ona akılları yattığı halde bile bile onu tahrif ederlerdi."
Bakara Sûresi, 75. Âyet
Anlamca ilgili âyetler
"Hâ Mîm."
Fussilet Sûresi, 1. Âyet
"Hâ Mîm."
Mü'min Sûresi, 1. Âyet
"Rabbin için sabret."
Müddessir Sûresi, 7. Âyet
"Hâ, mîm"
Câsiye Sûresi, 1. Âyet
"Ey, Rabbine, itaat edip huzura eren nefis!"
Fecr Sûresi, 27. Âyet
"Yâsîn."
Yâsîn Sûresi, 1. Âyet
"Ey Peygamber! Sana Allah yetişir, arkandan gelen müminlerle beraber."
Enfâl Sûresi, 64. Âyet
""Ey Rabbim! Bana salihlerden (bir oğul) ihsan et!""
Sâffât Sûresi, 100. Âyet
"Bu, Allah'ın lütfudur. Allah, büyük lütuf sahibidir."
Cum'a Sûresi, 4. Âyet
"Selam olsun İlyâsîn'e."
Sâffât Sûresi, 130. Âyet
Risale-i Nur'da Geçtiği Yerler
Allah'ın (c.c) varlığı ve birliğine dair
Lem'alar · s.417
Yirmi Üçüncü Lem'a
Sözler · s.1061
Otuz Üçüncü Söz
Allah’ın (c.c) Lafza-i Celâli hakkında
Mesnevî-i Nuriye · s.368
Sh.'daki İ’lem
Allah’ı (c.c) bize bildiren deliller
Mesnevî-i Nuriye · s.382
Bürhanlar (s.405'e kadar)
İşârâtü'l-İ'câz · s.341
1.p'dan İtibaren
Allah’a (c.c) rücu’ hakkında
Mektubat · s.382
Onbirinci Kelime
Mektubat · s.425
Onbirinci Kelime
İşârâtü'l-İ'câz · s.377
Beşinci Mes’ele
İşârâtü'l-İ'câz · s.382
Sh.'daki Sual
İnsan kendi cüz’iyetinin mikyasiyle, Allah’ı (c.c) mülâhaza etmesi ve mahzurları
İşârâtü'l-İ'câz · s.123
Yedincisi
Allah’ın (c.c) hadsiz emirler ile iştigaline dair gelen vesveseye cevap
Mesnevî-i Nuriye · s.181
Sh.'daki Sual – Cevap
Mesnevî-i Nuriye · s.295
Sh.'daki İ'lemler
Allah’a mevcud-u meçhul ünvanıyla bakmak
Mesnevî-i Nuriye · s.208
Sh.'daki 1. İ'lem
Allah’ın (c.c) fiil ve icraatı mümkinata benzemez
Lem'alar · s.932
Birinci Şua
Mesnevî-i Nuriye · s.292
Sh.'daki 2. İ'lem
Allah (c.c) her yerde hâzır nâzırdır
Mesnevî-i Nuriye · s.377
Sh.'daki İ'lem