‹ Nur Rehberi Kütüphanesi

AHİRET

Bediüzzaman Said Nursî'nin Risale-i Nur Külliyatı'nda AHİRET konusuyla ilgili bölümler, atıflar ve Kur'ân âyetleri.

Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Âyetler

Konu adının geçtiği âyetler

"Ve onlar ki hem sana indirilene iman ederler, hem senden önce indirilene. Ahirete de bunlar kesinlikle iman ederler."
Bakara Sûresi, 4. Âyet
"İnsanlardan öyleleri de vardır ki, inanmadıkları halde, "Allah'a ve ahiret gününe inandık." derler."
Bakara Sûresi, 8. Âyet
"Şüphe yok ki, iman edenler, yahudiler, hıristiyanlar ve sabiîler, bunlardan her kim Allah'a ve ahiret gününe gerçekten iman eder ve salih amel işlerse elbette Rabbleri katında bunların ecirleri vardır, bunlara bir korku yoktur, bunlar mahzun da olacak değillerdir."
Bakara Sûresi, 62. Âyet
"Bunlar ahireti, dünya hayatına satmış kimselerdir. Onun için bunlardan azap hafifletilmez ve kendilerine bir yerden yardım da gelmez."
Bakara Sûresi, 86. Âyet
"De ki; Allah yanında ahiret yurdu (cennet) başkalarının değil de yalnızca sizin ise, eğer iddianızda da sadık iseniz haydi hemen ölümü temenni ediniz, ölmeyi cana minnet biliniz."
Bakara Sûresi, 94. Âyet
"Tuttular da Süleyman mülküne dair şeytanların uydurup izledikleri şeyin ardına düştüler. Halbuki Süleyman inkâr edip kâfir olmadı, lakin o şeytanlar kâfirlik ettiler; insanlara sihir öğretiyorlar ve Bâbil'de Harut ve Marut'a, bu iki meleğe indirilen şeyleri öğretiyorlardı. Halbuki o ikisi "biz ancak ve ancak sizi denemek için gönderildik, sakın sihir yapıp da kâfir olmayın!" demeden kimseye birşey öğretmezlerdi. İşte bunlardan karı ile kocanın arasını ayıracak şeyler öğreniyorlardı. Fakat Allah'ın izni olmadıkça bununla kimseye zarar verebilecek değillerdi. Kendi kendilerine zarar verecek ve bir fayda sağlamayacak bir şey öğreniyorlardı. Yemin olsun ki, onu her kim satın alırsa, onu alanın ahirette bir nasibi olmayacağını da çok iyi biliyorlardı. Hakkiyle bilselerdi, uğruna canlarını sattıkları şey ne çirkin bir şeydi."
Bakara Sûresi, 102. Âyet
"Allah'ın mescitlerini, içlerinde Allah'ın isminin anılmasından meneden ve onların harap olmalarına çalışan kimselerden daha zâlim kim olabilir! İşte bunlar, oralara korka korka girmekten başka birşey yapmazlar. Bunlara dünyada perişanlık, ahirette de büyük bir azap vardır."
Bakara Sûresi, 114. Âyet
"Ve o vakit İbrahim "Ey Rabbim, burasını güvenli bir belde kıl, halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri çeşitli meyvalarla rızıklandır" diye yalvardı. Allah buyurdu ki: "küfredeni dahi rızıklandırır da hayattan biraz nasip aldırırım, sonra da onu ateş azabına uğratırım ki, orası ne yaman bir duraktır!""
Bakara Sûresi, 126. Âyet
"İbrahim'in milletinden, kendine kıyan beyinsizden başka kim yüz çevirir? Biz onu dünyada seçkin birisi yaptık, hiç şüphesiz o, ahirette de iyilerden biridir."
Bakara Sûresi, 130. Âyet
"Yüzlerinizi bazan doğu, bazan batı tarafına çevirmeniz erginlik değildir. Fakat eren o kimselerdir ki, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitaba ve bütün peygamberlere iman edip, yakınlığı olanlara, öksüzlere, yoksullara, yolda kalmışa, dilenenlere ve esirleri kurtarmaya seve seve mal verirler. Namazı kılarlar, zekatı verirler. Bir de andlaştıkları zaman sözlerini yerine getirenler, hele sıkıntı ve hastalık durumlarında ve harbin şiddetli zamanında sabır ve kararlılık gösterenler var ya, işte doğru olanlar da bunlardır, korunanlar da bunlardır."
Bakara Sûresi, 177. Âyet
"Nihayet hac ibadetlerinizi bitirdiğiniz zaman, önceleri babalarınızı andığınız gibi, hatta daha kuvvetli bir anışla Allah'ı anın. İnsanlardan kimisi: "Ey Rabbimiz! Bize dünyada ver!" der. Onun için ahirette hiçbir kısmet yoktur."
Bakara Sûresi, 200. Âyet
"Yine onlardan: "Ey Rabbimiz! Bize dünyada bir güzellik ve ahirette de bir güzellik ver ve bizi ateş azabından koru!" diyenler vardır."
Bakara Sûresi, 201. Âyet
"Ey Muhammed! Sana haram aydan ve o ayda savaşmaktan soruyorlar. De ki: O ayda savaşmak, büyük bir günahtır. Bununla beraber Allah yolundan alıkoymak, O'nu inkar etmek, insanları, Mescidi Haram'dan menetmek ve halkını oradan çıkarmak, Allah yanında daha büyük bir günahtır ve fitne, öldürmekten daha büyük bir vebaldir. Onlar, güçleri yeterse, sizi dininizden döndürmek için sizinle savaşmaktan hiçbir zaman geri durmazlar. Sizden de her kim, dininden döner ve kâfir olarak can verirse artık onların bütün amelleri, dünyada ve ahirette boşa gitmiştir. İşte onlar, cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi olarak kalacaklardır."
Bakara Sûresi, 217. Âyet
"Dünya ve ahiret hakkında (düşünürsünüz.) Sana bir de yetimlerden soruyorlar. De ki: Onlar hakkında yapacağınız bir ıslah, işlerine karışmamaktan daha hayırlıdır. Eğer onlara karışırsanız, onlar sizin kardeşlerinizdir. Allah, bozguncuyla ıslah ediciyi bilir, birbirinden ayırd eder. Eğer Allah dileseydi, sizi zora koşardı. Şüphesiz ki Allah çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir."
Bakara Sûresi, 220. Âyet
"Boşanan kadınlar, kendi kendilerine üç adet süresi beklerler ve Allah'ın rahimlerinde yarattığını gizlemeleri, kendilerine helâl olmaz. Eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorlarsa gizlemezler. Kocaları da, barışmak istedikleri takdirde o süre içersinde onları geri almaya daha layıktırlar. O kadınların, üzerlerindeki meşru hak gibi, kendilerinin de hakları vardır. Yalnız erkekler için, onların üzerinde bir derece vardır. Allah çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir."
Bakara Sûresi, 228. Âyet
"Kadınları boşadığınız zaman iddetlerini bitirdiklerinde, aralarında meşru bir şekilde rızalaştıkları takdirde, kendilerini kocalarıyla nikâhlanacaklar diye sıkıştırıp, engellemeyin. İşte bu, içinizden Allah'a ve ahiret gününe iman edenlere verilen bir öğüttür. Bu, sizin hakkınızda daha hayırlı ve daha nezihtir. Allah bilir, siz bilemezsiniz."
Bakara Sûresi, 232. Âyet
"Ey iman edenler! Sadakalarınızı, başa kakmak, gönül kırmakla boşa gidermeyin. O adam gibi ki, insanlara gösteriş için malını dağıtır da ne Allah'a inanır, ne ahiret gününe. Artık onun hâli, bir kayanın hâline benzer ki, üzerinde biraz toprak varmış, derken şiddetli bir sağnak inmiş de onu yalçın bir kaya halinde bırakıvermiş. Öyle kimseler, kazandıklarından hiçbir şey elde edemezler. Allah, kâfirler topluluğunu doğru yola iletmez."
Bakara Sûresi, 264. Âyet
"İşte bunlar öyle kimselerdir ki, dünyada da ahirette de bütün yaptıkları boşa gitmiştir. Onların hiçbir yardımcıları da olmayacaktır."
Âl-i İmrân Sûresi, 22. Âyet
"Melekler şöyle demişti: "Ey Meryem! Allah sana kendisinden bir kelimeyi müjdeliyor ki, adı Meryem oğlu İsa Mesih'dir; dünyada da ahirette de itibarlı, aynı zamanda Allah'a çok yakınlardandır."
Âl-i İmrân Sûresi, 45. Âyet
""İnkâr edenlere gelince, onlara dünyada da, ahirette de şiddetli bir şekilde azab edeceğim, onların hiçbir yardımcıları da olmayacaktır"."
Âl-i İmrân Sûresi, 56. Âyet
"Allah'a verdikleri sözü ve yeminlerini az bir paraya satanlar var ya, işte onların ahirette bir payı yoktur; Allah kıyamet günü onlarla hiç konuşmayacak, onlara bakmayacak ve onları temizlemeyecektir. Onlar için acı bir azab vardır."
Âl-i İmrân Sûresi, 77. Âyet
"Kim İslâm'dan başka bir din ararsa ondan asla kabul edilmeyecek ve o ahirette de zarar edenlerden olacaktır."
Âl-i İmrân Sûresi, 85. Âyet
"Allah'a ve ahiret gününe inanırlar, iyiliği emrederler, kötülükten vazgeçirmeye çalışırlar, hayır işlerinde de birbirleriyle yarışırlar. İşte onlar iyi insanlardandır."
Âl-i İmrân Sûresi, 114. Âyet
"Allah'ın izni olmadıkça hiçbir kimseye ölmek yoktur. (Ölüm) belirli bir süreye göre yazılmıştır. Kim dünya menfaatini dilerse, kendisine ondan veririz. Kim de ahiret sevabını isterse ona da ondan veririz. Biz şükredenleri mükafatlandıracağız."
Âl-i İmrân Sûresi, 145. Âyet
"Allah da onlara hem dünya nimetini, hem de ahiret sevabının güzelliğini verdi. Allah güzel davrananları sever."
Âl-i İmrân Sûresi, 148. Âyet
"Siz Allah'ın izni ile düşmanlarınızı öldürürken, Allah, size olan vaadini yerine getirmiştir. Allah size sevdiğiniz (galibiyeti) gösterdikten sonra zaafa düştünüz. (Peygamber'in verdiği) emir hakkında tartışmaya kalkıştınız ve isyan ettiniz. Kiminiz dünyayı istiyordu, kiminiz ahireti istiyordu. Sonra Allah sizi, denemek için onlardan geri çevirdi ve sizi bağışladı. Allah müminlere karşı çok lütufkârdır."
Âl-i İmrân Sûresi, 152. Âyet
"Küfürde yarışanlar seni üzmesin. Onlar, Allah'a hiç bir şekilde zarar veremezler. Allah onlara ahirette bir pay vermemek istiyor. Onlar için büyük bir azap vardır."
Âl-i İmrân Sûresi, 176. Âyet
"Yoksa günah işleyip de kendisine ölüm gelince: "İşte ben şimdi tevbe ettim." diyen kimselerin tevbesi kabul edilmez. Kâfir olarak ölenlerin de tevbeleri kabul edilmez. İşte bunlara ahirette can yakıcı bir azap hazırlamışızdır."
Nisâ Sûresi, 18. Âyet
"Bunlar, Allah'a ve ahiret gününe iman etmedikleri halde mallarını, insanlara gösteriş yapmak için harcarlar. Şeytan kimin arkadaşı olursa, o ne kötü arkadaştır!"
Nisâ Sûresi, 38. Âyet
"Bunlar, Allah'a ve ahiret gününe iman etselerdi ve Allah'ın verdiği rızıktan gösterişsiz harcasalardı kendilerine ne zarar gelirdi? Allah onların söz ve işlerini çok iyi bilendir."
Nisâ Sûresi, 39. Âyet

Anlamca ilgili âyetler

"Ay tutulur,"
Kıyâmet Sûresi, 8. Âyet
"Hâ Mîm."
Fussilet Sûresi, 1. Âyet
"Hâ Mîm."
Mü'min Sûresi, 1. Âyet
"Yâsîn."
Yâsîn Sûresi, 1. Âyet
"Tâ, Hâ,"
Tâhâ Sûresi, 1. Âyet
"Ondan çevrilen (imana) çevrilir."
Zâriyât Sûresi, 9. Âyet
"Cennetime gir."
Fecr Sûresi, 30. Âyet
"Hâ, mîm"
Câsiye Sûresi, 1. Âyet
"Selam olsun İlyâsîn'e."
Sâffât Sûresi, 130. Âyet
"Yakınlığı olan bir yetime,"
Beled Sûresi, 15. Âyet

Risale-i Nur'da Geçtiği Yerler

Ahiretin varlığı ve ahirete imana dair konular hakkında

Sözler · s.79 Haşir Bahsi ( s.158’e Kadar )
Sözler · s.170 Sh.’daki Son p.’dan İtibaren
Sözler · s.834 İkinci Maksat
Şuâlar · s.282 Dokuzuncu Şuâ
Şuâlar · s.327 Yedinci Mes'ele
Şuâlar · s.347 Sekizinci Mes'ele

Ahiret akidesinin, hayat-ı içtimaiye ve şahsiye-i insaniyenin üssülesası ve saadetinin ve kemalâtının esasatı olmasını delilleri.

Sözler · s.157 Mukaddeme ( Tamamı )

Ahirete iman, Cennet, Cehennem, Haşir v.b konular hakkında

İşârâtü'l-İ'câz · s.313 Sh.’daki Ayetten İtibaren ( s.340’a Kadar )

Allah (c.c) herşeye malik iken haşir ve ceza gününün tahsisi neye binaendir?

İşârâtü'l-İ'câz · s.35 Sh.’daki Sual – Cevap

Ruhun arzularını ve aklın fikirlerini ve istidatların tatmin ve temin edecek, âlem-i ahirettir.

İşârâtü'l-İ'câz · s.252 Sh.’daki 1.p. ( Cevap )
Sözler · s.851 Sh.'daki Son p.
Mesnevî-i Nuriye · s.347 Sh.'daki 2. ve 4.p

Dünyayı ahirete tercih etmek gafleti hakkında

Ahirete imanın çocuklar üzerindeki etkisi

Şuâlar · s.350 Sh.'daki Son p.

Ahirete imanın ihtiyaria üzerindeki etkisi

Şuâlar · s.351 Sh.'daki 1. p.

Ahirete imanın gençlere üzerindeki etkisi

Şuâlar · s.351 Sh.'daki Son p.

Hasta olanlara ahirete imanın vermiş olduğu teselli

Şuâlar · s.352 Sh.'daki 1. p

Aile hayatında imanın tesiri

Şuâlar · s.353 Sh.'daki p.'dan İtibaren

Ahiretin ahvâli, bu âlemin mikyasıyle ölçülemez

Muhâkemat · s.89 Sh.’daki 1.p'dan İtibaren

Ahirette Allah adaletini hasenat ve seyyiat muvazenesiyle gösterir.

Mektubat · s.751 Sh.'daki Son p.

Ahirette Adalet-i mahza tecelli edecektir.

Muhâkemat · s.61 Sh.'daki 1.p'ın Sonu

Dünya, bütün şaşaasıyla ahirete nispeten bir zindan hükmündedir.

Sözler · s.328 Dördüncüsü

Dünyadaki a’mal ve hizmetlerin ücretleri berzahta ve ahirettedir.

Mektubat · s.762 Üçüncü Nokta’nın 1. ve 2.p.

Âlem-i beka, şu âlem-i fenâdan yapılacaktır.

Sözler · s.863 Remizli Bir Nükte ( Tamamı )
Bu konuyu etkileşimli fihristte incele →
Kart hazırlanıyor…