Bediüzzaman Said Nursî'nin Risale-i Nur Külliyatı'nda ADALET konusuyla ilgili bölümler, atıflar ve Kur'ân âyetleri.
Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Âyetler
Konu adının geçtiği âyetler
"Ve işte böyle, sizi ortada yürüyen bir ümmet kıldık ki, siz bütün insanlar üzerine adalet örneği ve hakkın şahitleri olasınız, Peygamber de sizin üzerinize şahit olsun. Daha önce içinde durduğun Kâ'be'yi kıble yapmamız da şunun içindir: Peygamber'in izince gidecekleri, iki ökçesi üzerinde geri döneceklerden ayıralım. Bu iş elbette Allah'ın hidayet ettiği kimselerin dışındakilere çok ağır gelecekti. Allah imanınızı kaybedecek değildir. Hiç şüphesiz Allah, bütün insanlara çok şefkatlidir, çok merhametlidir."
Bakara Sûresi, 143. Âyet
"Ey iman edenler! Belli bir vade ile karşılıklı borç alış verişinde bulunduğunuz vakit onu yazın. Hem aranızda doğruluğuyla tanınmış yazı bilen biri yazsın. Yazı bilen biri, Allah'ın, kendisine öğrettiği gibi yazmaktan kaçınmasın da yazsın. Bir de hak kendi üzerinde olan adam söyleyip yazdırsın ve herbiri yazarken Rabbi olan Allah'dan korksun da haktan birşey eksiltmesin. Şayet borçlu bir bunak veya küçük bir çocuk veya söyleyip yazdıramıyacak durumda biri ise velisi doğrusunu söyleyip yazdırsın. Erkeklerinizden hazırda olan iki kişiyi şahit de yapın. Şayet iki tane erkek hazırda yoksa, o zaman doğruluğuna güvendiğiniz şahitlerden bir erkekle iki kadın ki, birisi unutunca, öbürü hatırlatsın, şahitler de çağırıldıklarında kaçınmasınlar; siz yazanlar da az olmuş, çok olmuş, onu vadesine kadar yazmaktan usanmayın. Bu, Allah katında adalete daha uygun olduğu gibi; hem şahitlik için daha sağlam, hem şüpheye düşmemeniz için daha elverişlidir. Meğer ki, aranızda hemen devredeceğiniz bir ticaret olsun, o zaman bunu yazmamanızda sizin için bir sakınca yoktur. Alım satım yaptığınız vakit de yine şahit tutun. Ayrıca ne yazan, ne de şahitlik eden bir zarar görmesin. Eğer onlara zarar verirseniz, o işte mutlaka size dokunacak bir günah olur. Üstelik Allah'dan korkun. Allah size ayrıntılarıyla öğretiyor ve Allah her şeyi bilir."
Bakara Sûresi, 282. Âyet
"Allah'ın âyetlerini inkâr edenler ve haksız yere peygamberleri öldürenler, insanlar içinde adaleti emredenlerin canına kıyanlar yok mu? Bunlarıacıklı bir azapla müjdele!"
Âl-i İmrân Sûresi, 21. Âyet
"Eğer öksüz kızlarla evlendiğinizde onlara karşı adaletli davranamamaktan korkarsanız, hoşunuza giden diğer kadınlardan iki, üç ve dörde kadar evlenebilirsiniz. Eğer adaleti gözetmemekten korkarsanız, o zaman bir tane ile veya elinizin altındakiyle (sahip olduğunuz câriye ile) yetinin. Doğruluktan ayrılmamak için bu daha elverişlidir."
Nisâ Sûresi, 3. Âyet
"Allah size, emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor. Allah, bununla size ne güzel öğüt veriyor. Şüphesiz ki Allah her şeyi hakkıyla işiten, hakkıyla görendir."
Nisâ Sûresi, 58. Âyet
"Kadınlar hakkında senden fetva isterler. De ki: Onlar hakkındaki fetvayı size Allah veriyor: Yazılmış hakları olan mirası kendilerine vermediğiniz ve nikahlanmayı istemediğiniz öksüz kızlar ve zavallı çocuklara ve bir de yetimlere adaletle davranmanız hakkında Kitap'ta size okunan âyetler vardır. Sizin her yaptığınız iyiliği, muhakkak Allah bilir."
Nisâ Sûresi, 127. Âyet
"Kadınlarınız arasında her yönden adaletli davranmaya ne kadar uğraşsanız buna güç yetiremezsiniz. Bari birisine tamamen kapılıp da diğerini askıya alınmış gibi bırakmayın. Eğer arayı düzeltir ve haksızlıktan korunursanız, şüphesiz Allah çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir."
Nisâ Sûresi, 129. Âyet
"Ey iman edenler! Adaleti ayakta tutan ve kendiniz, anababanız ve yakın akrabanız aleyhine de olsa, yalnız Allah için şahitlik eden kimseler olunuz. Zira zengin de olsa, fakir de olsa, Allah ikisine de (sizden) daha yakındır. Nefsinizin arzusuna uyarak adaletten uzaklaşmayın. Eğer (şahitlik ederken) dilinizi eğer, bükerseniz veya çekinirseniz, şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır."
Nisâ Sûresi, 135. Âyet
"Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz. Bir kavme olan kininiz, sizi adaletsizliğe sevketmesin. Adaletli olun, çünkü o, takvaya daha yakındır. Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan haberdardır."
Mâide Sûresi, 8. Âyet
"Onlar, yalana çok kulak verirler ve çok haram yerler. Eğer sana gelirlerse, ister aralarında hükmet, ister onlardan yüz çevir. Eğer onlardan yüz çevirirsen, sana hiçbir zarar veremezler. Eğer aralarında hükmedersen adaletle hükmet. Şüphesiz Allah, adaletli davrananları sever."
Mâide Sûresi, 42. Âyet
"Ey iman edenler, ihramlı iken av hayvanı öldürmeyin. İçinizden kim kasten onu öldürürse, yaptığı işin vebalini tatması için, öldürdüğü hayvanın dengi ona cezadır ki, Kâbe'ye ulaşacak bir kurban olmak üzere buna yine içinizden iki adaletli kişi hükmeder; yahut (ceza olmak üzere) bir keffarettir ki, ya o nisbette fakirleri doyurmak, yahut onun dengi oruç tutmaktır. Allah geçmişi affetmiştir. Fakat kim de bu suçu tekrarlarsa, Allah ondan intikamını alır. Allah damia gâliptir, intikam sahibidir."
Mâide Sûresi, 95. Âyet
"Ey iman edenler! İçinizden birine ölüm (emareleri) geldiği zaman, vasiyet sırasında aranızdaki şahitliğin hükmü, kendi içinizden iki adaletli şahit, yahut yeryüzünde yolculuğa çıkmış iseniz, ölüm (emareleri de) size gelip çatmışsa, sizden olmayan diğer iki şahit tutmaktır. Eğer (bunlardan) şüpheye düşerseniz, namazdan sonra onları alıkorsunuz. Onlar da Allah'a şöyle yemin ederler: "Akraba bile olsa, yemini bir çıkar karşılığı satmayacağız, Allah'ın şahitliğini gizlemeyeceğiz. Aksi halde günahkârlardan oluruz"."
Mâide Sûresi, 106. Âyet
"Rabbinin sözü hem doğrulukça, hem de adaletçe tamamlanmıştır. O'nun sözlerini değiştirebilecek hiç kimse yoktur. O, işitendir, bilendir."
En'âm Sûresi, 115. Âyet
"Yetimin malına yaklaşmayın; yalnız erginlik çağına erişinceye kadar (malına) en güzel biçimde (yaklaşabilir ve uygun şekilde harcayabilirsiniz). Ölçü ve tartıyı tam adaletle yapın. Biz kimseye gücünün yettiğinden fazlasını teklif etmeyiz. Söylediğiniz zaman da, yakınınız da olsa âdil olun ve Allah'a verdiğiniz sözü tutun. Öğüt alıp düşünesiniz diye Allah bunları size emretmiştir."
En'âm Sûresi, 152. Âyet
"De ki: "Rabbim bana adaleti emretti. Her mescidde yüzünüzü O'na doğrultun ve dini yalnız kendisine has kılarak O'na yalvarın. İlkin sizi yarattığı gibi yine O'na döneceksiniz.""
A'râf Sûresi, 29. Âyet
"(Andolsun ki), Allah bizi ondan (kâfirlikten) kurtardıktan sonra tekrar sizin dininize dönersek, Allah'a karşı iftira etmiş oluruz. Rabbimiz Allah'ın dilemesi hali müstesna geri dönmemiz bizim için olacak şey değildir. Rabbimizin ilmi her şeyi kuşatmıştır. Biz sadece Allah'a dayanırız. Ey Rabbimiz! Bizimle kavmimiz arasında adaletle hükmet. Çünkü sen hükmedenlerin en hayırlısısın."
A'râf Sûresi, 89. Âyet
"Musa'nın kavminden doğru yolu gösteren ve doğrulukla adalet yapan bir topluluk da vardı."
A'râf Sûresi, 159. Âyet
"Yine bizim yarattığımız insanlardan öyle bir ümmet var ki, onlar hakka yol gösterirler ve o hak ile adaleti yerine getirirler."
A'râf Sûresi, 181. Âyet
"Her ümmetin bir peygamberi vardır. O peygamberleri gelince aralarında adaletle hüküm verilir. Onlar hiç zulüm görmezler."
Yûnus Sûresi, 47. Âyet
"Zulüm yapmış olan herkes, azabı görünce yeryüzündeki her şeyin sahibi olsa da, (o azaptan kurtulmak için) hepsini feda ederdi. Ve içten içe pişmanlık duyardı. Fakat aralarında adaletle hüküm verilir ve hiçbirine zulüm yapılmaz."
Yûnus Sûresi, 54. Âyet
""Ey kavmim! Ölçerken ve tartarken adaleti yerine getirin. Halkın malına densizlik etmeyin ve yeryüzünde fesatçılık yaparak fenalık etmeyin.""
Hûd Sûresi, 85. Âyet
"Allah şu iki adamı da misal verdi: Bunlardan biri dilsizdir, hiçbir şeye gücü yetmez; efendisine bir yüktür. Onu nereye gönderse bir hayır getiremez. Şimdi, bu adamla, adaletle emreden ve doğru yolda bulunan adam eşit olur mu?"
Nahl Sûresi, 76. Âyet
"Şüphesiz ki Allah, size adaleti, iyilik yapmayı ve yakınlara bakmayı emreder; hayasızlıktan, fenalıktan ve azgınlıktan nehyeder. Öğüt almanız için size böyle öğüt verir."
Nahl Sûresi, 90. Âyet
"Ey Muhammed! İşte bunun için insanları tevhide davet et ve sana emredildiği gibi dosdoğru ol. Onların keyiflerine uyma ve de ki: "Ben Allah'ın kitaptan indirdiğine inandım ve bana aranızda adaleti gerçekleştirmem emredildi. Allah bizim de rabbimiz sizin de Rabbinizdir. Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız da size aittir. Sizinle bizim aramızda hiçbir tartışmaya yer yoktur. Allah hepimizi biraraya toplayacaktır. Dönüş yalnız O'nadır."
Şûrâ Sûresi, 15. Âyet
"Eğer müminlerden iki grup birbirleriyle vuruşurlarsa aralarını düzeltin. Şayet biri ötekine saldırırsa, Allah'ın buyruğuna dönünceye kadar saldıran tarafla savaşın. Eğer dönerse aralarını adaletle düzeltin ve (her işte) adaletli davranın. Şüphesiz ki Allah, adil davrananları sever."
Hucurât Sûresi, 9. Âyet
"Tartıyı adaletle yapın, terazide eksiklik yapmayın."
Rahmân Sûresi, 9. Âyet
"Andolsun biz peygamberlerimizi açık delillerle gönderdik ve insanların adaleti yerine getirmeleri için beraberlerinde kitabı ve ölçüyü indirdik. Biz demiri de indirdik ki onda büyük bir kuvvet ve insanlar için faydalar vardır. Bu, Allah'ın dinine ve peygamberlerine görmeden yardım edenleri belirlemesi içindir. Şüphesiz Allah kuvvetlidir, daima üstündür."
Hadîd Sûresi, 25. Âyet
"Allah sizi, din hakkında sizinle savaşmayan ve sizi yurtlarınızdan çıkarmayan kimselere iyilik etmekten, onlara adaletli davranmaktan men etmez. Çünkü Allah adalet yapanları sever."
Mümtehine Sûresi, 8. Âyet
"Sürelerinin sonuna vardıklarında onları güzelce tutun, yahut güzellikle onlardan ayrılın. İçinizden adalet sahibi iki kişiyi şahit tutun. Şahidliği Allah için yapın. İşte Allah'a ve son güne inanan kimseye öğütlenen budur. Kim Allah'tan korkarsa Allah ona bir çıkış yolu yaratır."
Talâk Sûresi, 2. Âyet
Anlamca ilgili âyetler
"Hâ Mîm."
Fussilet Sûresi, 1. Âyet
"Hâ Mîm."
Mü'min Sûresi, 1. Âyet
"Yâsîn."
Yâsîn Sûresi, 1. Âyet
"Ay tutulur,"
Kıyâmet Sûresi, 8. Âyet
"Hâ mîm."
Ahkaf Sûresi, 1. Âyet
"Cennetime gir."
Fecr Sûresi, 30. Âyet
"Andolsun Tûr'a,"
Tûr Sûresi, 1. Âyet
"Yakınlığı olan bir yetime,"
Beled Sûresi, 15. Âyet
"Hâ, mîm"
Câsiye Sûresi, 1. Âyet
"Asra yemin olsun ki,"
Asr Sûresi, 1. Âyet
Risale-i Nur'da Geçtiği Yerler
Allah'ın (c.c) Adl ismine dair
Lem'alar · s.872
İkinci Nükte
Sözler · s.108
Üçüncü Hakikat
Adalet ve ihkak-ı haktaki zevke dair
Lem'alar · s.948
Sh.'daki 1.p.
İnsan yeryüzünde tam adaleti uygulayacak şekilde donatılmıştır.
Sözler · s.403
Sh.'daki 2. ve 3.p.
Adalet müsbet ve menfi olmak üzere iki şıktır
Sözler · s.141
Sh.'daki Hâşiye
Adaletin lüzumu hakkında
İşârâtü'l-İ'câz · s.223
Birisi
Muhâkemat · s.184
Sh.'daki 1.p.
Adalet-i mahza ve adalet-i izafîye'nin tarifi
Mektubat · s.87
Sh.'daki Ayetten İtibaren
Sözler · s.1165
Sh’daki 1. Lemaat
Ahirette adalet-i mahza tecelli edecektir.
Muhâkemat · s.61
Sh.'daki 1.p'ın Sonu
Ehvenşşer bir adalet-i izafiyedir.
Mektubat · s.87
Sh.'daki Son p.
Emirdağ Lâhikası · ≈s.505
Sh.'daki 1.p.
Emirdağ Lâhikası · ≈s.206
Sh.'daki 1.p.
Mü'minin nazarı ve fikri, ilahi adaletin tecellisine göre olmalı
Lem'alar · s.237
Üçüncü Nokta
Mektubat · s.751
Sh.'daki Son p.’dan İtibaren
İnsanların ayn-ı zulümleri içinde kader-i ilâhî adâlet eder.
Sözler · s.750
Sh.'daki Son p.
Emirdağ Lâhikası · ≈s.379
298. Mektup
Kastamonu Lâhikası · s.269
114. Mektup
Buluğ çağına ermemiş çocuklarda ve hayvanlarda ilahi adaletin tecellisinin bir vechi
Mesnevî-i Nuriye · s.115
Nokta
Hz. Ömer ve Hz. Ali (r.a)'nin muhakeleri ve adliyede adalet hakikati
Şuâlar · s.594
Onuncusu
Tarihçe-i Hayat · s.997
Sh.'daki 1.p.
Emirdağ Lâhikası · ≈s.471
Sh.'daki Son p.
Sultan Fatih’in muhakeme edilmesi
İşârâtü'l-İ'câz · s.445
3.p'dan İtibaren
Hissiyatı karıştırmadan ve kanun-u ilahî namına adalet etmek
Mektubat · s.451
Sh.'daki 1.p'dan İtibaren
Siyaseti Dinsizliğe alet yapanlara adalet bina edilir mi?
Tarihçe-i Hayat · s.96
Son p.'dan İtibaren
Adalet; İltizam, İslamiyet ve İtaatle olur.
İşârâtü'l-İ'câz · s.153
Sh.'daki Son p.
Enbiyaların ikazat ve irşadatıyla adalet ve intizam tesis edilir.
Muhâkemat · s.185
Sh.'daki Son p.
Adalet Raiyetin hukukunun muhafazasını ister.
Sözler · s.83
Üçüncü Suret
Birisinin hatasıyla başkası mesul olamaz.
Emirdağ Lâhikası · ≈s.358
Sh.'daki Son p.
Emirdağ Lâhikası · ≈s.445
327. Mektubun 1.p.
Emirdağ Lâhikası · ≈s.458
Sh.'daki 1.p.
Emirdağ Lâhikası · ≈s.497
Sh.'daki " Salisen "
Bir masumun hakkı yüz cani için feda edilmez ve birisinin hatasıyla başkası mesul olamaz.
Emirdağ Lâhikası · ≈s.46
Sh.'daki p.'dan İtibaren
Bir masumun On cani için de olsa feda edilmez.
Mektubat · s.441
Birinci Vecih
Cerbeze ile, insan adalet yaparken zulme düşüyor.
Tarihçe-i Hayat · s.97
Sh.'daki 1.p.
Kâfirin ebedi Cehennemde Kalması Ayn-ı Adalettir .
Sözler · s.751
Sh.'daki Son p.
Kuvvet Kanunda olmalı yoksa istibdat münkasım olmuş olur.
Tarihçe-i Hayat · s.115
Üçüncü Sual
Memuriyete hizmetkârlık olarak yapılmazsa, adalet olmaz.
Emirdağ Lâhikası · ≈s.438
Son p.'dan İtibaren
Meşrutiyet Adâlet ve Şeriattır.
Tarihçe-i Hayat · s.99
Sh.'daki 1.p.
Meşru ve samimi bir muhalefet adalet unsurudur.
Tarihçe-i Hayat · s.997
Sh.'daki 2.p.
Sahabelerin adaleti hk.
Muhâkemat · s.192
Sh.'daki Son p.
Seyyieyi bir iken bin yazmak, haseneyi bir yazmak veya hiç yazmamak adalet olduğu hâlde...
Sözler · s.509
Sh.'daki 1.p.